·328 syf.····Okunma: 21 Eylül 2025 16:40 Küçük Kadınlar’ı okumadan önce birçok inceleme okumuştum. Çoğu kişinin en çok bahsettiği şey kitabın “samimiyetiydi.” Bazen aksiyon, korku, heyecan aramak yerine sadece samimiyet aramak da yetiyormuş dedirten bir kitaptı.
Louisa May Alcott’un kaleminden çıkan bu roman, her yaştan okura sıcak bir aile hikâyesi sunuyor. Dört kız kardeşin oyunlarını, tartışmalarını, baloya hazırlıklarını okurken kendinizi onların yanında, hatta bazen bir köşeden sessizce izleyen biri gibi hissediyorsunuz. Bu yönüyle kitap yalnızca bir roman değil, aynı zamanda size eşlik eden bir dost gibi.
Kardeşlerin hepsi farklı karakterlere sahip: Meg’in olgunluğu, Jo’nun özgür ruhu, Amy’nin hevesleri ve Beth’in inceliği… Mutlaka birinde kendinizden bir şey buluyorsunuz. Benim favorim Beth oldu; onun naifliği ve kalbindeki iyilik beni derinden etkiledi. Ama inanın hepsinde kendimden bir şeyler buldum, Beth’in pozitifliğine ihtiyacım vardı ve onu bende favori yapanda buydu. Filmi kitaptan sonra izlemenizi öneririm çünkü kitapta her şey bölüm bölüm veya gün gün, artık nasıl adlandırırsanız. Ancak film biraz anılar üstünden gidiyor ve o kadar net zaman dilimleriyle işlenmemiş.
Kısacası Küçük Kadınlar, kaoslu kitaplardan bir süre uzak kalmak isteyen insanlar için iyi bir tercih. Macera ya da büyük bir dram aramayan ama insana dokunan, içten bir hikâye okumak isteyen herkesin içini sıcacık yapacak türden bir eser.
Kitabı okurken dinlediğim şarkı : David - Lorde
Kitaplarla ve sağlıkla kalın!