Spoiler içeriyor lütfen bunu dikkate alarak okuyun :) teşekürler
Ah Martin Eden incelemesini yazmak şimdiye nasip oldu. Bu kitap sadece bir yazarın yuselisini değil bir aşk trajedisini de değil , toplumun sınıf farklılıklarına sanatın ticari yönüyle nasıl da değersizleştirildiğine ve bir bireyin kendini keşfetme yolculuğuna dair çok derin yoğun duygular ve düşünce çarpışmalarindan bahsediyor. Roman denizci Martin' in bir burjuva ailesinden gelen Ruth'a aşık olmasıyla başlar. Böylece Martin' in kendi işçi sınıfından çıkıp entelektüel seviyelere adım atmasına vesile olur. Martin yaşadığı hayattaki deneyimlerini gücünü, okuyarak kendini geliştirerek ve yazarak bilgiye dönüştürmek ister. Bu süreçte, Ruth'un temsil ettiği burjuva dünyasının yüzeyselliği ve yapmacıklığıyla yüzleşir. Martin, ne kadar çok okur ve yazarsa yazsın, bu çevreye tam olarak kabul edilmez; onun sanatı, fikirleri değil, sadece popülerliği ve kazandığı para önemsenir.Martin, büyük bir mücadele sonrasında nihayet tanınan bir yazar olur. Ancak bu başarı, ona beklediği mutluluğu getirmez. Tam aksine, kazandığı şöhret ve para onu çevresindekilerden ve en önemlisi kendisinden uzaklaştırır. Eskiden değer verdiği her şey, artık anlamsızlaşmıştır. Roman, bu noktada, başarının tek başına bir anlam ifade etmediğini, hatta yabancılaşmaya ve boşluğa yol açabileceğini vurgular. Martin, uğruna savaştığı her şeyin aslında sahte olduğunu fark ettiğinde, varoluşsal bir bunalımın içine düşer.Romanın sonu, London'ın en çarpıcı mesajlarından birini barındırır. Martin Eden, o çok istediği başarıya ulaştıktan sonra, hayatın anlamını yitirir ve intihar eder. Bu, sadece bir karakterin trajik sonu değil, aynı zamanda bir idealin, bir umudun, hatta bilgiye ve sanata olan inancın da yok oluşudur. London, Martin'in hikayesi aracılığıyla, bireyin topluma, toplumsal normlara ve hatta kendi ideallerine karşı ne kadar yalnız ve çaresiz kalabileceğini gösterir. Martin Eden, bu yönüyle, modern insanın iç dünyasındaki karmaşayı ve yabancılaşmayı anlatan güçlü bir romandır. Ve belirtmek isterim ki intihar etmesi onca çabasını geride bırakacak kadar yorulmuş pes etmiş olması bana şunu gösterdi. En güzel yıllarımızı geleceğimizin güzel olması için harcıyoruz. Biz insanoğlu şu dengeyi bir türlü kuramadık..