Bir yıldır okuyorum. Bir başladım, bir bıraktım. Bir türlü o an’ı bulamadım. Kalamadım. Benimle her yere geldi gitti ama benim elim ona gitmedi. Gittiyse de bir sayfa okuyup bıraktım. Belki de önemli olan buydu. Uzun uzun, yaşaya yaşaya okumak. Kitaba başladığımda bambaşka bir noktadaydım. Şimdi o bir senede yaşadıklarım dahi bambaşka noktaya taşıdı beni. Sisteme inancım değişti. İsyan da ettim kabullendim de gerçekten kitabı yaşadım sanırım. Tam 19.09.2025 gecesi yani süveyda’nın rumi’ye kavuştuğu o gece ben de kitabın büyüsüne kavuştum. Şimdi daha çok soru var kafamda. Rumi’ye kavuşmak iyi mi? Kötü mü? Her kavuşma mutlu bir son mu? Yoksa başka bir başlangıç mı? Bilge UzunBuda'yı Ararken Rumi'yi Buldum