·639 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Eylül 2025 23:25 İnce Memed, 4 ciltten oluşan 35 yıllık bir emeğin sonucunda efsanevi, her düzeyde rahatlıkla okunabilir, çok güçlü anlamlar içeren bir roman. Ağalık düzenine karşı çıkan yoksul, mazlum bir köylünün hikâyesi üzerinden feodal baskıyı, adaletsizliği ve halkın özgürlük arayışını anlatır. Çukurova’nın bereketli toprakları, Torosların dağları, pamuk tarlaları… Doğa sadece bir mekan görevi değil adeta romanın kahramanlarından birinin görevini görür. Yaşar Kemal o kadar güzel şiirsel betimlemeler, güçlü ve kendinden emin bir dil kullanmış ki her serisi birbirinden resmen daha nefes kesici olmuş. Zulme karşı direniş, özgürlük arayışı, adalet talebi gibi temalarıyla yalnızca Çukurova’yı değil, tüm insanlığın ortak mücadele hikâyesini taşır. Memed, ilk ciltte kişisel intikam peşinde koşarken sonraki ciltlerde halkın kurtuluş mücadelesinin simgesi, ermişi haline gelir, adeta mitleşir, ölümsüzleşir. Ama bir sorun vardır ki Memed’in mücadelesini ve yalnızlığını halk sever ama bedeli Memed öder. Memed’in yorgunluğu, yalnızlığı, tükenmişliği ona zulme karşı direnişin bitmediğini, ama bireyin değil halkın birlikte hareket etmesi gerektiğini düşündürür. Son kitabında da “Dağ, insana yalnızlığı öğretir, yalnızlık da gücü.” ifadesiyle de Memed’in yeterince yalnız kalıp yorulduğunun da göstergesidir ama artık herkes biliyordu ki İnce Memed öldürülse de, türkülerde yaşamaya devam edecekti. Efsaneleşmiş, masallaşmıştı. Bir nefeste, sıkılmadan ama bir yandan da olay örgüsü itibariyle kitaplarda benzerlikler fazla olduğundan bu kadar uzun bir seri olmalı mıydı diye beni düşündürse de heyecanla okunan çok hoş bir seriydi. Okuru bu kadar iyi yönlendirip uzunluğuna rağmen okuma hevesini dinç tutarak okunan nadir serilerdendi. Keyifle okudum, şiddetle okunmasını da tavsiye ederim.