Puan vermedi·448 syf.····Okunma: 22 Eylül 2025 15:28 Uykusuz musunuz, geceleri uyuyamıyor musunuz?
O zaman bu kitap tam da size göre: harika bir uyku arkadaşı.
Hani şey olur ya, overlok makinesi ayağınıza geldi hanımlar… İşte bu kitap da öyle: tıpkı beklenmedik bir şekilde, uyumak için ayağınıza gelmiş gibi, fark etmeden sizi sarıyor ve kendinizi satırlarında uyurken buluyorsunuz.
Ahhhh kaç defa uyuya kaldım bir ben bir de kitap bilir.
Ah Kafka… Milena’ya Mektuplar’da kendini neredeyse görünmez kılma konusunda bir usta. Kitabı okurken insan bazen kendini değil, Kafka’yı destekliyor gibi hissediyor: Milena’yı sürekli göklere çıkarıyor, kendini ise dipsiz bir çukura indiriyor.
Örneğin 280. sayfada Kafka soruyor:
“Milena, nasıl oluyor da hâlâ benden korkmuyor, tiksinmiyorsun? Ciddiyetinin ve gücünün bir sınırı var mı?”
Okuyucu ister istemez düşünüyor: “Kafka, sen kendini bu kadar aşağı çekersen, karşındaki sana ne kadar değer verebilir ki?” Ama Kafka’ya göre sorun bizde; o zaten kendi değersizliğini kabullenmiş.
Kitap boyunca bir taraf sürekli ilahi bir varlık gibi yüceltiliyor (Milena), diğer taraf ise kendini sürekli hor görüyor (Kafka). Ve insan ister istemez soruyor: “Milena bu kadar yoğun mektuplaşmaya nasıl katlandı acaba?”
Ve işin ironik tarafı: Bu aşk görülmemiş bir aşk mıymış, dünyada eşi benzeri yok muymuş? Tabii ki kendi kendimize söylüyoruz bunu, çünkü Kafka bu aşkı öyle abartıyor ki insan ister istemez gülümsüyor.
Sonuçta Milena’ya Mektuplar, aşkın trajikomik taraflarını görmek için ideal bir eser. Kafka’nın kendini ezip Milena’yı kutsaması, hem hayranlık uyandırıyor hem de hafif bir tebessüm bırakıyor.
Üst üste Okuduğuma pişman olduğum ikinci kitap bu.
Okuyanlar bilir ki en çok yarım bırakılan kitaplardan biridir, Milena'ya Mektuplar. Okuyanlar bilir ki bize Ninni gibi gelen Bu kitabın yarım bırakılmasına şaşırdık mı? Hayır.
Milena ile Kafka Prag’da 1919’da tanışmışlar; Milena onun yazılarını çeviriyormuş, Kafka da Milena’nın yazılarına hayran kalmış. Ama asıl ilişki mektuplarla olmuş; neredeyse iki yıl boyunca 100’den fazla mektup yazmışlar. Yüz yüze görüşmeleri ise bir elin parmağını geçmez. Zaten Milena evli olduğu için de bir araya gelmeleri imkansızlaşıyor. Milena’ya Mektuplar bu mektuplardan oluşuyor ve bize her ne kadar sıkıcı gelmiş olsa da Kafka’nın Milena’ya duyduğu hayranlığı yoğun bir şekilde hissettiriyor.”
Kafka Arkadaşı Max Brod' dan mektupları her şeyi kendisi öldükten sonra yakmasını istiyor. Ona da heyecan lazım tabi bizlere okuyalım diye gidip yayınlıyor.
Okuyun kararınızı kendiniz verin derim.