Gönderi

9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
#MarcelProust #KayıpZamanınİzinde #SwannlarınTarafı 3 bin küsur sayfa ve 7 kitaptan oluşan Kayıp Zamanın İzinde serisinin ilk kitabı ile selamlar. Proust okuması da anlaşılması da zor bir yazar. Tabii bunun en büyük nedeni eserlerini Varoluşçuluk felsefesinin de bir alt disiplini olan ve özellikle postmodern çağda etkisini çok daha fazla hissettiğimiz Zihin Felsefesi üzerine yazmış olması. Proust'u anlayabilmek için evvela Fransız filozof Henri Bergson'u bilmek ve onu doğru algılamak gerekiyor. Burada kitap yorumlama amacını aşmamak adına Bergson'u uzun uzun anlatmayacağım ama kısaca değinmeden de bu kitabı anlatmam mümkün değil. H. Bergson Sezgicilik felsefesinin kurucusu olarak kabul edilir ve zamanı doğrusal bir akış olarak adına "Duree" diyerek tanımlar. Ona göre saat ile ölçülebilen zaman mekanik zamandır. Bir de bunun yanında insan bilincinin kemdi zamanı vardır. Maddi zamanı zekayla mutlak zamanı ise sezgi ile deneyimleriz. Proust'un kuzeni Bergson'la evli. Ve Proust, astım hastası olduğundan çok fazla evden çıkamayan bir hayat sürdüğünden gözlem yeteneği fazlasıyla gelişmiş ve bu akrabalıktan dolayı Bergson'un felsefesini de oldukça içselleştirmiş. Kayıp Zamanın İzinde serisinin bu ilk kitabı üç bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümünde yazarın çocukluğuna gidiyoruz. Bir madlenin çaya batırılışı ile ortaya çıkan o kokudan çocukluk anılarını hatırlamaya başlıyor yazar. Onun olayı bu zaten, geçmişi hatırlamak. Hatta hatırlamaktan öte gayri iradi bir tavırla onu yaratmak. Yanı sıra bu birinci bölümden de anlayacağımız üzere Proust'un hatırlayışı sadece Bergsonyen açıdan değil, annesiyle olan ilişkileri ve çocukluk travmaları gibi faktörler göz önüne alındığında aslında Freudyen açıdan ele alınmış bir hatırlayış. İkinci bölümde ise kitaba adını veren Seann karakteri üzerinden aşkın ve sanatın zamanla ve bilinçle ilgisine dikkat çekiliyor. Bu bölüm kitabın en güzel bölümü, aynı zamanda en zor bolümü . Çünkü aşkın zihinsel bir aktivite olmasının dışında maddi bir varlığının olmadığını kavrıyoruz. Sanatsal yönden baktığımızda ise bir sanat eserinin yaratıldığı zamanın ruhunu taşıdığını kavrıyoruz. Anılarımızı hatırlarken yanlış hatırlayabiliriz ya da onları yeniden yaratıma sokabiliriz ama karşımızda maddi olarak duran bir sanat eseri içim bunu yapamayız. O kendi zamanını ruhunu taşır. Kitabın son bölümünde ise yazarın gençlik çağların ve Seann ile olan bağını okuyoruz. Aslında bu seri 7 kitaptan oluştuğu için şu anda kitap bitse bile roman bitmedi. Ben normalde 7 kitabı bitirdikten sonra bu romanı yorumlamayı düşünüyordum ama kitabı okuduğumu duyan arkadaşlar, "Nasıl kitap? Okumaya çekiniyoruz, başlayalım mı?" gibi sorular yöneltince ilk kitabı naçizane değerlendirmek istedim.; eline alacak olanın nasıl bir eserle karşı karşıya kalacağını bilmesi açısından. Bu nedenle diğer altı kitabı yorumlamayacağım, seri bitince toplu yorum yapacağım. Sevgiler, esen kalın. Çav bella
Felsefe
Swann'ların TarafıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
·
227 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.