Puan vermedi·408 syf.··
2025 5. kitabı
Füsun Akatlı’nın Ütopyalar İyidir kitabını okurken kendimi yalnızca bir felsefe kitabının içinde değil, aynı zamanda bir insanın dünyaya nasıl bakabileceğini sergileyen bir aynanın karşısında buldum. Kitap, adı gibi, umut ve düşünceyle örülmüş bir davet. Denemelerden oluşması ise bana parçalı ama sahici bir yaşam duygusu verdi; çünkü hayat da zaten hep yarım kalmışlıklar, parça parça düşünceler ve ansızın parlayan umutlardan ibaret değil mi? Akatlı, ütopyaları erişilmez hayaller olarak değil, insanın ayakta kalma refleksi olarak ele alıyor. Onun satırlarında ütopya, soyut bir kurgu olmaktan çıkıp gündelik yaşamı mümkün kılan bir direnç haline geliyor. Bazen sert, bazen ironik, bazen de şiirsel; ama her durumda insanın düşünce alanını genişleten bir dil kullanıyor. Özellikle farklı denemeler arasında dolaşırken, bir felsefeci ciddiyetinden çok bir dostla yapılan uzun sohbetin sıcaklığı hissediliyor. Kitabın bana en çok dokunan yanı, düşünceyi hayattan koparmaması oldu. Denemeler boyunca felsefi referanslar var ama bunlar kuru bir akademik dil yerine, yaşayan bir zihnin iç sesi gibi. Bu yüzden sayfaları çevirirken “anlamak”tan çok “eşlik etmek” duygusu öne çıktı. Kendimi kimi yerde yazarla aynı masada kahve içerken, kimi yerde onunla birlikte sokaklarda yürürken hayal ettim. Ütopyalar İyidir bana şunu hatırlattı: Hayal etmek, her şeyin en başında, yaşamanın ahlaki bir görevi. Dünya ne kadar karanlık görünürse görünsün, ütopyalar bir çıkış kapısı değil; o karanlıkla birlikte yürüyebilmenin ışığı. Akatlı’nın denemeleri, bu ışığın aslında çok da uzak olmadığını, hatta bazen gündelik hayatın en sıradan anlarında parladığını gösteriyor. Sonunda kitap bende bütünlüklü bir “tez”den çok, içimde yankılanan küçük kıvılcımlar bıraktı. Her deneme ayrı bir pencereden baktı ama hepsi bir araya gelince bana şu cümleyi düşündürdü: “Ütopyalar, insan kalabilmenin en ısrarlı yolu.”
Ütopyalar İyidirFüsun Akatlı · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20214 okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.