MEDUSA'NIN ÖLÜ KUMLARI 1
Yazarı: Maral ATMACA
Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı: 544
Merhaba. Fantastik bir evrene hazır mıyız? Ruh emiciler, ışıktan gelenler, karanlığın soyu, muhafızlar, koruyucular faniler ve azınlıklar dünyası ile bu seri müsmükemmel. 7 kılan ve 1 oyunbozan ile serinin ilk kitabından başlayalım...
Elzem Akay 24 yıllık hayatı boyunca kendinden saklanan bir sır ile büyümüştü. Babası ve abileri annesi yüzünden evi terk edince çılgın kız kardeşi Itır'ı, abisinden boşanan ama Akay soyadı ile hayatına devam eden gelinleri Doğa'yı, baş belası hizmetçileri Mara'yı ve aynı zamanda onlara annelik etmeyen herkesin çekindiği ve korktuğu kadın ile bir şekilde evin tüm sorumluluğunu üzerine almıştı. Elzem düşmemesi gereken bir kale gibiydi. Itır düş artık abla dediğinde ben düşersem sana ne olacak diye düşünecek kadar kardeşini seven bir abla. Evdeki ortamdaki değişiklikler ve annesinin tuhaflıkları derken bir bilinmeze yol alan dört kız kendilerini Meliz isimli tenebris sayesinde Araf denilen bir evrende bulur. Kızlardan Elzem'in bir oyunbozan, Itır'ın bir tenebris, Doğa'nın bir Işıktan gelen ve Mara'nın bir bilge olduğunu öğrenirler. Ufak bir sorun vardır. Oyunbozanlar lanetlenmiş, Işıktan gelenler sürgün edilmiş iken Araf'a gelen Elzem ve Doğa'ya kucak açan bir klan yoktur.
Fantastik dünya severler için müthiş bir kitap. Elzem karakteri çok güzel yazılmış. Kurgu akıcı bir şekilde ilerliyor bakalım devamı nasıl olacak şimdiden iyi okumalar.
Kitaptan Alıntılar
*"Bir Oyunbaz'ın ortalama bir zekâsı olmaz."
"Ama ben bir melezim. Farkındaysanız ben bir ölümlüyüm, insan genleri taşıyorum. Ne annem ne de babam Oyunbaz. Safkan bir Oyunbaz olmadığım için onların sahip olduğu şeye sahip değilim."
"Olabilir." Gözlerinde karanlık bir parıltı geçti. "Elmaslar en karanlık mağaralarda oluşur. Bir elması ortaya çıkarmak için önce onu işlemek gerekir."
"O zaman muhakkak bana ders vermelisiniz." Sırıttım. "Parlamam için beni işleyecek bir ustaya ihtiyacım var."
"Böyle bir konuşmayı kendi çıkarlarına bağlayan bir kişi sence ne kadar aptal olabilir?"
*Kafam karışmış gibi aval aval ona bakıyordum. "Ne demek istedin? Benim kimsenin yardımına ihtiyacım yok."
Bu cevabı bekliyormuş gibi beni umursamadan kapıya doğru yürüdü fakat eli kapı kolunu kavradığı esnada durdu. "Kibrini ve gururunu bir kenara bırakmazsan gelecekte seni ağlatacak. İki dost mu yoksa iki düşman mı olacağınızı senin vereceğin karar belirleyecek. Unutma, yarın çok geç olabilir."
*"Değerleri neyle ölçüyorsun?" Duraksayıp gözlerimin içine baktı. "Değer, senin deyişinle kalite eşyalarda olmaz. Eşyalar pahalı veya ucuz olabilir ama pahalı bir vazo yere düşüp parçalanınca hiç üzülmüyorsan ona verdiğin onca paraya rağmen değersiz bir şeydir. Sıradan bir vazonun yere düşüp kırıldığını düşün. Eğer yerdeki parçalara bakınca için sızlıyorsa asıl değer sana hissettirdikleridir." Lafı ağzıma tıktığı için söyleyecek bir şey bulamadım.
Medusa'nın Ölü Kumları 1Maral Atmaca