Gönderi

Karanlığa Gözlerini Açmak Korkuyla Dost Olmak
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Anladım ki Osho hayatın tam kalbinde duran şey aslında korku değil, korkunun üzerine gitmeye cesaret edebilmektir. Bazen küçücük kararlar verirken bile içimde büyük bir ürperti duyardım; sanki her adımda yanlış yapacakmışım gibi, sanki attığım her adımın ardında bir felaket gizleniyormuş gibi. Ama bu kitap bana gösterdi ki cesaret, korkunun yokluğu değil, korkunun içinden geçebilmektir. Çocukken hatırlıyorum, karanlık bir odada yalnız bırakıldığımda gözlerimi kapatır, nefesimi tutar, korkumu görmezden gelmeye çalışırdım. Oysa aslında yapılması gereken şey gözlerimi açıp karanlığa bakabilmekti. Osho’nun sözleri tam da bu noktada içimde yankılandı Kaçtığın şey aslında senin büyüme fırsatın olabilir. Hayatımda ne zaman büyük bir değişiklik yapmak istesem, içimden hep aynı ses yükseldi: “Ya başarısız olursan?” Üniversiteye ilk adım attığım gün, kalabalık koridorlarda kaybolurken kendimi küçücük hissetmiştim. O an geriye dönmek, bildiğim güvenli alanlara kaçmak çok kolaydı. Ama attığım her ürkek adım, bana kendi yolumu açtı. Osho’nun dediği gibi, cesaret bir maceradır; bilinmeyene doğru atılan bir adımdır ve bu adımın sonunda kim olacağını bilmezsin. İşte bu belirsizlik, insanı ya felç eder ya da özgürleştirir. Geçmişteki seçimlerim gözümün önünden geçti. Birine sevgimi söylemek isteyip sustuğum günler, yeni bir fırsat karşıma çıktığında “sonra” diyerek ertelediğim anlar, kendi sesimi duymazdan geldiğim zamanlar… Hepsi aslında cesaretsizliğin sessiz gölgeleriydi. Ve her seferinde kalbimde bir eksiklik hissettim. Çünkü cesaretsizlik anında hayatı yaşamıyorsun, sadece erteliyorsun. Osho bana bunu öyle çıplak bir şekilde hissettirdi ki kitabın sayfalarını kapattığımda kendime şu sözü verdim Artık ertelemek yok, korkunun üstüne yürüyeceğim. Cesaretin bir savaş olmadığını, aksine kendinle barışmak olduğunu fark ettim. Dışarıdaki savaşların çoğu, içerideki korkuların yansımasıymış. Osho’nun diliyle şunu anladım Cesur insan korkmayan değil, korkusuyla arkadaş olabilen insandır. Kendi geçmişimdeki kırılmalara baktığımda gördüm ki en çok acı çektiğim anlar, kalbimin istediği şeyin peşinden gitmediğim anlardı. O anlarda dışarıya uyum sağlamış gibi görünüyordum, ama içimde derin bir boşluk vardı. Cesaretle atılan her adım ise bana yaşamın gerçek rengini hissettirdi. Şimdi dönüp baktığımda, aslında hayatımın bütün dönüm noktaları cesaretle atılmış küçük adımların bir toplamıydı. Osho bana bu gerçeği yeniden hatırlattı: Yaşam bir nehir gibi akıyor ve sen o nehrin kıyısında korkuyla beklemek yerine içine atladığında, işte o zaman gerçekten yaşamaya başlıyorsun. Kitabı bitirdiğimde içimde bir hafiflik oldu, sanki yıllardır taşıdığım görünmez zincirler çözülmüş gibi. Cesaretin sadece büyük savaşlarda değil, günlük hayatın en küçük anlarında da kendini gösterdiğini anladım: Birini aramak, bir gerçeği itiraf etmek, yeni bir başlangıca adım atmak… Bunların hepsi küçük ama gerçek zaferlerdi.
İnsan ve Hayat
CesaretOsho · ganj yayınları · 2015743 okunma
·
1 +1'leme
·
1.925 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemenizi çok içten bir dille yazmışsınız. Karar alırken yaşadığınız tereddütleri ve korkularınızı bu kadar açık paylaşmanız, kitabın insanın iç dünyasında nasıl bir etki bıraktığını çok net hissettiriyor. Özellikle korkuların üzerine gitme cesaretiniz, hem kitabın dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor hem de okuyana ilham veriyor. Kaleminize sağlık, bu cesur yaklaşımınız bence birçok kişiye güç verecek.👍
Demet bastık
Gönderi Sahibi
Ne kadar güzel bir bakış açısı yorumunuz için gerçekten çok teşekkür ederim 🙏✨ Yazarken hissettiğim duyguları ve tereddütleri böyle detaylı bir şekilde fark etmeniz beni çok mutlu etti. Kitabın bana yaşattığı dönüşümü ve cesareti sizlerin de hissetmiş olması, yaptığım şeyi ve işi daha anlamlı kılıyor. Yorumunuz, hem kendi yazma sürecimde hissettiğim cesareti pekiştirdi hem de okuyacak olanlara ilham verecek bir enerji taşıyor. Bu kadar içten ve samimi geri dönüşler almak gerçekten motive edici ve değerli 💛