Adam bakıyor, bir ton betimleme. Adam duruyor, bir ton betimleme daha. Adam "Beni tanımıyorsun" diyor, bir ton betimleme daha. Betimlemeler de hep aynı metaforlar üzerinde dönüyor. Adamın adım mı atması gerekiyor, ayağını kaldırıp yere koyana kadar iki sayfa geçiyor. Cümleler hiçbir gereği yokken uzadıkça uzuyor. Lastik gibi. Tüm bunlara rağmen hiçbir şey hiçbir şey hiçbir şey olmuyor. Diyaloglar boş, cringe, gereksiz, yersiz, tekrar üzerine kurulu. Bakıyorlar ve adam kadını duvardan duvara yaslıyor. Çıldırcam çıldırcam az kaldı