·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ağustos 2025 02:36 İlk kez 2019’da üniversite birinci sınıfta çok sevdiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle okumuştum Nietzsche Ağladığında’yı. O zamanlar nedense bu kitabı tekrar okuyacağımı biliyordum sanki. Okuduğum her satıra adeta hayran kalıyordum. Bazen bir sayfayı iki defa okuduğum bile oluyordu.
O zamanlar okuduğumda daha çok olay örgüsü ve karakterlerin dramatik yönü beni etkilemiş olsa da şimdi daha çok felsefik ve psikolojik detayları dikkatimi çekiyor. Önceden fark etmediğim psikolojik nüanslar, karakterlerin içsel çatışmaları daha net görünüyor ve onları anlamaya çalışıyorsun. Karakterlerin psikolojik derinlikleri o kadar iyi anlatılıyor ki hepsine kendilerince hak vermeye başlıyorsun.
Ayrıca Nietzsche ve Breuer’ in her seanstan sonra ayrı ayrı birbirleri hakkındaki görüşlerini not almaları mükemmel bir detay fikrimce. Bu durum iki karakteri de daha iyi analiz etmemize olanak sağlıyor. Sadece konuşulanları değil, aynı zamanda her iki karakterin kendi düşünce ve duygularını nasıl yorumladığını da görebiliyoruz. Aynı olay iki farklı zihin tarafından farklı algılanıyor böylece algı farklılıkları çok güzel ortaya çıkıyor. her iki karakterin terapi boyunca değişimini ve kendileriyle yüzleşmelerini takip etmemizi sağlıyor.
Kitap, okunduğu yaşa ve döneme göre kişide farklı şeyler uyandırıyor, ilk okuduğum zaman çok etkilenmiş olsam da birkaç yıl sonra tekrar okuduğumda farklı anlamlar keşfettim.
Yani özetle; Eğer felsefeye, psikolojiye veya insan ruhunun derinliklerine benim gibi ilgi duyuyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız.