Puan vermedi·107 syf.····Okunma: 19 Eylül 2025 15:48 Kırmızı Pazartesi temelde bir töre cinayetini konu alır. Pablo ve Pedro Vicario'nun kız kardeşleri Angela, kasabadaki varlıklı bir adam olan Bayardo San Roman'la evlenir. Bayardo, düğün gecesi Angela'nın bekaretinin bozulmuş olduğu öğrenir ve kızı, baba evine geri gönderir. Bu durum namus sorununu ortaya çıkarır. Topluma göre bu namus ancak kanla temizlenebilirdi. Bunu ailede yapabilecek kişiler ise ikiz kardeşler Pablo ve Pedro'dur.
İlk başlarda bunun yapmakta oldukça kararlılardı. Hazırlıklar bile yapılmıştı ama daha sonra kararsızlık içinde kalmışlardı. Fakat ikiside biliyorlardır ki toplumun yasası olan törede namus çok önemliydi. Namusların törelere uygun bir şekilde temizlemedikleri taktirde toplum yasasına çiğnemiş olacaklardır. Geleneklerine sıkı sıkına bağlı olan bu toplumda bu duruma karşı çıkmak mümkün değildi.
Pablo ve Pedro Vicario kardeşler, cinayet gerçekleşmesin diye gittikleri her yerde Santiago Nasar'i öldüreceklerini söyleyerek dedikodu oluşmasını sağladılar. Gittikler her yerde avaz avaz bağırarak herkesin duymasını sağladılar ki bir umut olayların farkı gelişebileceğini ve nihayetinde cinayet işleme durumundan kaçabileceklerini düşünüyorlardı. Kendi yazgılarından kaçma girişimiydi aslında. İkiz kardeşler, sadece bunları yapmakta kalmıyor cinayet günü Santiago Nasar'ın evine bir ihbar mektubu gönderiyorlar. Bu mektupta Santiago'nun uyarıldığı, cinayetin gerçekleşeceği yeri ve nedeni yazmaktaydı. Cinayet tasarısının haber veren bu metup ikiz kardeşlerin içinde bulundukları trajik durumdan kurtuluş için başvurdukları yoldu.
Ama ne münkündür ki trajinin önlenemediğini bir son, onları bekliyordu. Herkesin bilmesine rağmen susup bu cinayeti beklemeleri toplumun ne kadar yozlaşmış olduğu bir göstergesidir. Kitaptaki en çk adlandıramadığım şey ise gerçekeleşecek cinayetin dillendirilmesine rağmen Santiago'nun hiçbir şekilde duymamış olmasıydı. Duyamış ve öğrenememiş olmasının kasabadakilerin onu sevmiyor oluşundan dolayı olabilir ama yine de mantıksız geliyor.
Bu olaydan yıllardan sonra tanıklarla görüşen anlatıcı kahramanın aktardıklarına göre doğru bildiklerimizin aslında öyle olmadığını öğreniyoruz. Şok içinde kalıyorsunuz. Tanıkların her biri cinayetten sonra yanlarına kalmaması içimin yağları eritti. Çok karekter var arada bir kafam karıştı.
Angela Vicario, bu kıza sinirliyim. Bu kadar takıntılı birisini okumamıştım. 2000 mektup nedir kızım? Öyle bir vebalin altına girdi ki nasıl cesaret etti ve bundan hiçbir şekilde pişmanlık duymaması şaşırttı. Acaba neden bunu yaptı, sebebi neydi asla öğrenemeyeceğiz.