Bizim Yunus'un aziz ruhuna!..
Hani diyor ya Derviş Yunus:
"
Hak bir gönül verdi bana
"Ha!" demeden hayran olur
Bir dem gelir şâdân olur
Bir dem gelir giryân olur
Bir dem sanırsın kış gibi
Şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşâretten doğar
Hoş bağ ile bostan olur
"
İşte benim gönlümde bu kitabı okurken bir dem geldi şâdân oldu, bir dem geldi giryân oldu.
Gönlüm bahtiyar oldu çünkü Yunus'un aşkına şahit oldum. Allah'ım o nasıl aşk, o nasıl sadakati!? ve... o nasıl vuslattı öyle!?
Bir dem geldi ağlayan oldum . Allah'ım bu nasıl derttir, nasıl acılardır? Biçare Yunus'un deyimiyle: "Bu ne dert idi, derman bilinmezdi; ya bu ne yare idi zahmı belirmezdi." Ama ne diyordu Âşık Yunus: "Çok ağlattın güldür beni..."
"Kerim'dir onarır kulun işini / Ağlatırsa Mevlâ'm yine güldürür..." Evet Mevlâm çok ağlatmış Tapduk Yunus'u ama bu ağlayışlar onu od ile yakarak halden hale yükseltmiş.
Velhasıl..Yürüdü Yunus yana yana, gelin görün onu aşk neyledi.
Miskin Yunus der ki:
Ten fanidir, can ölmez
Çün gitti geri gelmez
Ölür ise ten ölür
Canlar ölesi değil
O zaman ben de diyorum ki:
Ölmeyen o güzel Canların hayatını okuyalım.
Gönlümden dökülen birkaç dua ile bitirmek istiyorum.
Rabbim Yunus Emre'ye ve bütün sevdiklerine rahmet eylesin, bizlere de Cennetinde o güzel zâtlarla beraber olabilmeyi nasip etsin. (Amin)