Gönderi

Kibir Değil, Farkındalık: Sağlıklı Egonun Önemi
Küçüklüğümüzden beri bize sürekli mütevazı olmamız gerektiği söylendi. Benliğimiz durmadan “fazla öne çıkma”, “çok da belli etme”, “burnun havada olmasın” gibi uyarılarla şekillendirildi. Zekiysek ukala olmamalı, başarılıysak bunu fazla göstermemeliydik. İlk bakışta zararsız görünen bu tavsiyeler aslında alçakgönüllülüğü vurgulamıyordu. Bizi biz yapan “sağlıklı ego”muzu zedeliyordu. Bunlar zamanla bireyselliği bastırmanın şeytani bir yöntemi haline dönüştü. Ancak gerçek hayatta işler böyle yürümüyor. Bilime, sanata, felsefeye yön vermiş insanlar; tarihte kayda değer başarılara imza atmış herkes kendi değerinin farkında olan, zaman zaman bu farkındalığı dile getirmekten çekinmeyen kişilerdi. Pablo Picasso’nun şu sözüne dikkat edelim: “Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti: Asker olursan general olacaksın, rahip olursan Papalığa yükseleceksin. Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım.” Bu sözdeki şey kibir değil kim olduğunu bilme farkındalığıdır. Vasat İnsanlardaki İlginç Özgüven Ezici çoğunluğumuz biliyordur: psikolojide “Dunning-Kruger etkisi” denilen bir fenomen mevcut. Yeterli bilgi, beceri ve tecrübesi olmayan kişiler yetkinliklerini abartma eğilimindeyken gerçekten yetkin olanlar kendi eksiklerini fark ettikleri için daha temkinli davranırlar. Dolayısıyla vasatlar özgüvenli gözükürken yetkin birey çekingen olarak algılanabilir. Bu durum sosyal ilişkilerde çatışmalara yol açar. Zeki bir insan yeterince net konuşmazsa sıradan biri büyük bir özgüvenle ona hayat dersi vermeye kalkabilir. Şayet başta bahsettiğimiz tavsiyelere çok kulak astıysanız ve sağlıklı bir egonuz yoksa kendinizi “Acaba onlar mı haklı?” diye sorgularken bulabilirsiniz. Halbuki tek sorun fazla kibar ve mütevazi olmanızdır. Sağlıklı Ego Nedir? Freud meşhur kuramında ego, id ve süperego arasında bir denge kurmaya çalışır. Ego içgüdülerimizi ve toplumun bizden beklentilerini dengeleyen mekanizmadır. Fakat modern yaşamda bu denge bozulmuş durumda. Ego ya şişiriliyor (ki çoğunlukla böyle oluyor) ya da bastırılıyor. Sağlıklı ego kendini olduğun gibi görebilme cesareti, eksiklerini kabul edip yetkinliklerinden utanmama, başkalarını yüceltme ya da küçümseme eğiliminde olmama halidir. Sağlıklı ego ne kibir ne de pasifliktir. Özsaygı ve özfarkındalığın birleşiminden doğar. Nietzsche, Adler, Jung Perspektifleri Nietzsche’nin “üst insan” (Übermensch) konsepti toplumsal normları aşan ve kendi ahlaki değerlerini yaratan bireylerden bahseder. Üst insan bireyselleşmek adına kendi değerlerini yaratma iradesi gösterir. Pasif değildir, değerinin farkındadır, sağlıklı egosunu korur. Alfred Adler bireysel psikolojide “aşağılık kompleksi” üzerinde durur. Aşağılık duygusu insanın eksiklik ve yetersizlik hissiyle baş etme mekanizmasıdır. Sağlıklı egoya sahip biri bu aşağılık duygusunu yenerek üstünlük çabası güder ancak bunu başkalarını ezmeden, dengeli ve gerçekçi bir şekilde gerçekleştirir. Carl Jung’un psikolojisinde ego bireyin bilinçli kimliğidir. Ancak ona göre kişinin bilinçli egosunun yanında “gölge” dediği bilinçdışı ve bastırılmış yanlar da mevcuttur. Gölge kişinin kabul etmekte zorlandığı istekleri, korkuları ve potansiyellerini içerir. Jung’a göre sağlıklı ego kişinin gölgesiyle yüzleşip onu kabul etmesiyle mümkündür. Gölgeyi bastırmak aşırı kibire ya da aşağılık duygusuna neden olur. Jung’un “bireyselleşme süreci” bu tür durumların üstesinden gelip bireyin benliğiyle tam bir uyum içinde olmasını sağlamayı amaçlar. Böylece kişi kibir ya da pasiflikten uzak durarak dengeli ve bütüncül bir kimlikle var olur. Günümüzde Neden Sağlıklı Ego Şart? Günümüz dünyasında görünür olmayan kişi yok sayılır. Sosyal medya, iş yaşamı ve sosyal ilişkiler bir çeşit kendini anlatma ve kanıtlama yarışına dönmüş durumda. Bu yarışta sessiz kalmayı tercih eden kişiler ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar geri planda kalmaya mahkum olurlar. Sağlıklı ego burada bir yaşam stratejisine dönüşür. Kendi iç sesini dinleyerek bunu dışa vurma cesaretini gösteren kişi hem kendine hem de topluma gerçek anlamda değer katabilir. Ego artık sadece kişilik özelliği değildir. O varoluşsal bir tutumdur. Sağlıklı Egoya Sahip İnsanların Özellikleri Sağlıklı egoya sahip bir insan kendisini ifade ederken başkalarını küçümsemez, ona yöneltilen eleştirileri dinler ama körü körüne kabul etmez, bilmediği konuda susar ancak bildiği konuda kendinden emindir. Başarısını küçümsemez ya da abartmaz. Simone de Beauvoir, Carl Jung ve Albert Einstein gibi entelektüeller egolarını özsaygı ve özfarkındalıkla birleştirerek sağlıklı bir egoya kavuşan tarihi kişiliklere örnek teşkil ederler. Sonuç Yerine Toplumun bize dayattığı sahte tevazu genellikle parlak insanların gölgede kalmasına yol açar. Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Fazla tevazu, vasattan nasihat dinletir. Mütevazı ol ama silik olma. Nazik ol ama edilgen değil. Hayat, kendine sahip çıkanları taşır. Diğerlerini görmezden gelir.
Psikoloji
·
667 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sanırsam bende bastırılmış ego var ama ziyanı yok 🙂
Ahmet Alper Yüksel
Gönderi Sahibi
@Okuma_vakti1 İşte bu durum da bir insanın seni tanımasını zorlaştırır. Gerçi senin seni tanımanı da zorlaştırır, herkese karşı farklı birisin ama gerçekte kimsin?
Yine dikkatimi çekti ama şuan okuyasım gelmiyor kaydettim ki sonra okuyayım. Ayrıca yorum yapmıyaccam konu hakkında çünkü siz yaptığım yorumların felsefi kısmına takılmak yerine en sona yazdığım çokta önemi olmayan sözlere takıyorsunuz. Velhasıl kelam yorumlara istediğim felsefi cevaplarla gelmeyince yorum yazma isteğim kalmadı
Ahmet Alper Yüksel
Gönderi Sahibi
@Okuma_vakti1 Mizah ile ilgili yazıdan bahsediyorsan zaten fikrine katıldığım için ekstra bir şey söylemedim. Aynı şeyi farklı kelimelerle anlatmaktan öteye gitmezdim, yazsaydım. Yazılar uzun olmadığı için de bunu belirttim ve hala uzun olmadığını düşünüyorum :) Benim amacım ya farklı bir bakış açısı katmaktır ya da reddedip bunu sebepleriyle sunmaktır. Kişisel bir şey değil. Alınmana üzüldüm