1965’te yayımlanan Kozmos, Witold Gombrowicz’in vasiyet niteliğindeki son romanı, ayrıca en ciddi ve çok yönlü olanıdır.
Kozmos, Witold Gombrowicz kaleminden, Everest Yayınlarından basımı yapılan, 192 sayfadan ibaret eser.
Tesadüfen karşılaşan iki gencin, hayatlarındaki sorunlardan bir nebze uzaklaşıp kafa dinlemek niyetiyle bir pansiyona yerleşmelerinin ardından karşılaştıkları gariplikleri irdelemeleri ile yaşananları konu alıyor. Birisi saplantılı, diğeri de onun oyununa katılmaktan başka çaresi kalmayan mecburi arkadaşların, kitap boyunca semboller, kelimeler ve eylemler sürekli tekrarlanıyor. okura da bu sele kapılıp gitmekten başka çare bırakmıyor.
Belirli bir nesne üzerine yoğunlaştığınız zaman, zihninizin dağılmasına yol açarsınız; bu tek nesne, geriye kalanları maskeler, gözümüzü haritada tek bir noktaya diktiğimizde, öteki noktaları artık görmez oluruz.
Hiç kimse doğmakta olan anın karmaşıklığını aktaramaz, kaostan doğmuş olarak bir daha onunla Hiç karşılaşmamak neye benzer, biz sadece bakarız, bakışlarımızdan düzen ve biçim doğar.
- Yıllar erir ay olur, aylar gün, günler saat, dakika, saniye, saniyeler de uçup gider. Yakalayamazsınız, uçup giderler. Neyim ben? Bir saniyeler yığını, uçup gitmiş. Sonuç : Hiç. Hiç.
Karpat Dağları civarında bir tatil yöresinde rastlantı eseri karşılaşan, günlük hayattan uzakta, huzur dolu bir tatil geçirmek isteyen iki genç, aile işletmesi bir pansiyonda oda tutar. Gelgelelim daha yol üstünde tuhaf ve ürkütücü bir hadiseye tanık olurlar. Dinlenmek bir yana gün geçtikçe pansiyonu işleten ailenin bireylerinin garip davranışları, psikolojik sorunları içine çekilen gençler, yaşadıklarına bir anlam vermeye çalışırken, kendilerini varoluşsal ve riskli bir sorgulamanın içinde bulurlar. Kozmos, klasik kara-film motifleri üzerine kurulu, ancak dilin kayganlığını, şu ‘özgürlük’ denen şakayı, cinselliğin ve psikolojik sorunların güdümündeki hayatta insanın kaosa nizam getirme çabasını konu alan karanlık, absürt –ve fazlasıyla ciddi!– bir yarı-detektif lik romanıdır.