George S. Clason 1874 yılında doğdu. 1926’da tutumluluk ve maddi başarı üzerine kitapçıklar kaleme aldı. Bu eserler banka ve sigorta şirketlerince dağıtıldı ve kısa sürede milyonlara ulaştı. Ancak 1929 yılında tüm dünyayı etkileyen büyük ekonomik kriz patlak verdi. Özellikle Amerika halkı bu süreçten ağır şekilde etkilendi; geçimlerini sağlamak adına kimi aileler çocuklarını dahi satışa çıkarmak zorunda kaldı. Bu tarihi arka planı bilerek okumak önemli. Çünkü o dönemde borçlanma, zengin olma hayalleri ve ekonomik güvence en çok ilgi çeken konular arasındaydı. Günümüzde de benzer konular insanların ilgisini çekmeye devam ediyor.
Clason, kitabında bu ilgiyi artırmak için Babil’i merkeze almış. Fakat 1920’lerde Babil hakkında sahip olunan bilgiler sınırlıydı. Bir tarihçi gözüyle değerlendirildiğinde ise olay örgüsünün zayıf, kopuk ve kullanılan kavramların anakronizmle dolu olduğu görülüyor. “Faiz, fantastik, ekselansları, romantik, depozito, gaz lambası” gibi ifadeler döneme uygun değil. Babil’in 60 tabanlı sayı sistemi kullandığı bilinirken, eserde 100 kişilik bir sınıf kurgusu gerçekçi durmuyor. Yer isimlerinin seçiminde de hangi dönem ve şartların dikkate alındığı belirsiz. Karakterlerin konuşmaları çoğu zaman havada kalıyor; hatta Babil’den bahsedilmese günümüzde geçen sıradan bir sohbet izlenimi veriyor.
Sonuç olarak, kitap tarihsel açıdan bir değer taşımıyor. Ekonomik yönden de beni etkilemedi. Yakın dönemde okuduğum en vasat eserlerden biri olduğunu söyleyebilirim.