Puan vermedi·256 syf.··
2025 163. kitabı
Aşık Veysel'e sormuşlar, aşk nedir diye, “seversin, kavuşamazsın, aşk olur” demiş. Can Gürses'in Kırık Beyaz adlı eserinde okur; Kuzgun ile Zambak'ın sevdasını okurken masalsı bir diyara adımını atıyor. Bu masal da canlı kahramanların yanı sıra cansız olan renkler, nesneler, şehirler, gök cisimleri gibi birçok dile gelen anlatıcı var. Kuzgun; kendi topraklarından, yurdundan kopup gelmiş bir adam. O yüzdendir ki var olduğu İstanbul'da hep biraz yalnızlık çekiyor, kendi dilini, insanlarını, iklimini ve toprağını arıyor, özlüyor. Verilen her kararın bir sonucu var, Kuzgun'un kararı onu başka yol ayrımlarına, yeni tanıştığı insanlara götürüyor. Karşısına beyazın saflığında, kalbindeki iyiliğin suretine yansıdığı, zerafetinde adı gibi çiçek kadar güzel Zambak ile tanışıyor. Kendi içinde yaşadığı dertleri, geçmişinin travmatik olayları, aidiyetsizliği ve ruhsal buhranı siyah bir katran gibi kaplıyor beyazı. Siyah beyaza karışınca gri oluyor ama bu hayatta arada kalmak diye bir şey var mıdır? En azından net çizgileri olanlar için? Kuzgun, hatalar yapıyor belki de hayatında doğru olabilecek tek güzelliği de hayatından uzaklaştırıyor. Nedenini, nasılını üstüne kafa yorsam da bulamadım. Yitip giden hayatların, verilen yanlış kararların ve hayata tutunamadıktan sonra sorgulamanın çok da ehemmiyeti var mı? Kuzgun, kara geçmişi ve üzüntüleri ile Zambak'ın beyazlığını yok etmekten korktu. Korktukça kaçtı, kaçtıkça yabancılaştı, yabancılaştıkça yalnızlaştı. Kalplerinden dökülen her cümle, her duygu ve düşünce yüreğime bir mermi gibi saplandı. Yazardan okuduğum ikinci eser aynı zamanda yazarında kaleme aldığı ikinci eseri Kırık Beyaz. Yazarın kendine has üslubu, işleyişi ve neredeyse her sayfasını işaretlediğim cümleleri ile çok severek okudum. Canıgönülden tavsiyemdir.
Kırık BeyazCan Gürses · Ayrıntı Yayınları · 202299 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.