·177 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Eylül 2025 21:58 Evettt... Bir Hüseyin Rahmi Gürpınar kitabını daha bitirmiş oldum. Kitaptan biraz söz edecek olursam ; yazar eserin önsözünde başka eseri olan Mürebbiye' nin sahneye uyarlayışındaki karşılaştığı sonuçlardan şikayet etmiş ve roman olarak okuyun demiştir. Doğal olarak zaten bir roman değil mi diye sormuş olabilirsiniz. Lakin Hazan Bülbülü kitabı tiyatro metinlerinden oluşmaktadır. Yukarıda bahsettiğim olaydan dolayı " Piyese dönüştürülen bedbaht Mürebbiye'min sahneler üzerinde defalarca uğradığı temsil âcizligi ve içine karıştırılan tuluat saçmalıkları beni pek ümitsiz biraktı." ifadelerine yer vermiştir.
Şimdi gelelim güzelim kitabın içeriğine...
Diğer eserlerinde de olduğu gibi, kitabın dili akıcılığı harika. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz ve elinizden de bırakmak istemiyorsunuz. Baş karakterlerden Refi Efendi oldukça yaşlı ama yaşına rağmen gençlik heveslerinin peşinden koşan biridir. Daha önce evlenmiş olan Refi Efendi eşi vefat ettikten sonra tekrar evlenmek istemekte fakat genç ve güzel bir hanfendiyle. Bir kılavuz yardımıyla gençken kavuşamadığı kişiye benzeyen annesi ve babası ölmüş dayısıyla ve yengesiyle kalan genç kızın fotoğrafını görür ve evlenmek ister. Şahende isimli genç kızın ise Nuri adında bir sevdiği vardır. Gel görelim olaylar beklenmedik bir şekilde ilerler ve iki genç birbirinden ayrılır. Romanda Şahende ve Nuri' nin birbirlerine olan sevgisi yeteri kadar okuyucuya hissettirilememiş belki de böyle olması romanın gidişatı için daha iyiydi. Ama kitabın ilk sayfaları benim için gayet eğlenceliydi. Özellikle Refi Efendiyle evlenme hayalleri kuran o üç hizmetçinin aralarındaki diyaloglar harikaydı. Refi Efendinin bir kızı ve bir de damadı var. Olaylar zaten onlar İstanbula geldikten sonra daha da farklılaşır.
Genel olarak kitabı çok beğendim. Özellikle ağır bir kitap okuduktan sonra şöyle Türk Klasiklerinden bir kitapla devam etmek okuma iştahımı daha da çok arttırıyor...