Emil Michel Cioran’dan okuduğum ilk kitap oldu. Eser kitaptan ziyade bir ruh hali yansıması gibi hissettiriyor. Onu okumak insanı rahatlatmıyor aksine kısa ve çarpıcı aforizmalarıyla insanın umut, teselli ihtiyaçlarını bir kenara atması gerektiğini öğretiyor. Her satırı sizi durduruyor, düşündürüyor.
Beni etkileyen bir diğer kısım da Cioran’ın tarih ve Batı uygarlığına bakışı oldu. Batı dünyasının akıl ve ilerleme uğruna ruhunu yitirdiğini düşünüyor. Tarihi ise, bir ilerleme değil bitmeyen felaketlerin devamlılık kaydı olarak görüyor ki bu konuda kendisine katılıyorum. “Medeniyet” çağında gördüklerimiz, Kabil’in Habil’i öldürdüğü günlerden daha aydınlık değil.
Bu kitap umut vermiyor aksine hakikatin umutsuzluk içinde görüldüğünü gösteriyor ama bu size ümitli bir kızgınlıktan ziyade, ümitsiz bir dinginlik hissettiriyor. Pesimist kitapları kaldırıyor ve beğeniyorsanız okuyabilirsiniz.