Puan vermedi·167 syf.····Okunma: 28 Eylül 2025 23:29 Kitabı okuduğum süre zarfında hissettiğim en yoğun duygu "utanma" oldu. Kendi kültürümü yaşatmak için hiçbir şey yapmadığımı, dilimi yok olmaktan kurtarmak için hiçbir çabaya girişmediğimi üzülerek fark ettim.
Mehmet Uzun’un Nar Çiçekleri kitabı, sadece bir roman değildi benim için. Sayfaları çevirdikçe sanki kendi içime, kendi geçmişime doğru bir yolculuğa çıktım. Her cümlede dilin, kültürün, hafızanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettim. Kitap bana “sen neredesin, sen ne yapıyorsun?” diye sordu adeta.
Okurken bazen boğazım düğümlendi, bazen gözlerim doldu. Çünkü orada anlatılanlar sadece karakterlerin hikâyesi değil, biraz da bizim hikâyemizdi. Nar çiçekleri nasıl toprağa kök salıp var oluyorsa, biz de köklerimize sahip çıkarsak var olabileceğiz.
Bu kitap bana unuttuğum şeyleri hatırlattı. Dilime, kültürüme, geçmişime yeniden sarılmam gerektiğini öğretti. Kendi içimde bir utancı tetikledi belki ama aynı zamanda bana umut da verdi. Çünkü hala geç değil, hala yapılacak çok şey var.