Bu incelemeyi yazmak istemiyordum aslında, çünkü bu kitaba inceleme yazmayı hak etmiyorum. Belki de eseri hakkını vererek okumadığımdan böyle düşünüyorumdur, bilmiyorum. Ailemin evimize geleceği gün okumaya başladım, ancak birkaç sayfaydı o da. Günler sonra elime aldığımdaysa bir türlü içine giremedim. Ne olduysa o ara olmuştu sanki, yorgundum, kafam dağınıktı. Yine de sabırla okumaya devam ettim. Tam içine girebildiğimi zannettiğimde kitap beni buradan oraya savurdu, uzaklara yollayıp durdu. Pes etmedim, ama artık sonuna geldiğimde ucundan kıyısından tutunmaya çalıştığım bu kitabın bitişi karşısında donuklaştım, tutukluluğum hâlâ devam ediyor ve ne anlatacağımı bilemiyorum.
Güçlünün de güçsüzün de sütten çıkmış ak kaşık olmadığı bir kitap aslında bu; çürümüşlük ve yozlaşmışlık başını alıp gitmişken, kimi kime şikâyet edebileceğimiz meçhuldür ve birden patlak veren direnişin ortalığı yakıp yıkması, yanan bu ateşin neyi düzelteceği de belli olmayan ürkütücü olaylar silsilesi…
Hayranı olduğum Proust’un uzun cümleleri, öfkesini haykırmaktan sakınmayan Bernhard’ın üslubu gibi tanıdık yüzleri görmek beni bir nebze canlandırsa da, kitapta sevmediğim şey; beni beklemeden kendini okumasıydı. Sakin sakin ve anlayarak okumaya çalıştıkça, sürekli raydan çıkan bir trenin vagonundaymışım gibiydi ve çılgın insanların arasında itişerek, sıcaktan bunalarak ve ineceğim durağı hesap ederek okudum sanki romanı. Şöyle bir durup nefes almanıza izin vermiyor kitap. Tanıtım bülteninde “kıyamet güldürüsü” diye nitelendirilmesi boşuna değil yani. Peşinizde bir deccal varmış gibi okumanız gereken bir kitap bu. Bazı sayfalarda yaşadığım andan koptuğumu hissettim, bazı sayfalarda çok heyecanlandım ve yüreğim ağzımda, yutkunarak okudum o satırları. Beni bir duygudan bambaşka bir duyguya sürükleyen bu kitabı sevmem lazımdı doğrusu ama ne beğendim diyebiliyorum ne de beğenmedim. Ortada kaldım, belki bazı kitaplar böyledir. Türü, anlatısı ve kurgusuyla, her anlamda benim okuma zevkime hitap etmesine rağmen ısınamadım. Yazarla tanışmak için doğru bir kitap değildi ya da doğru bir zamanda okumadım. Ne olursa olsun, tüm övgüleri hak ediyor bence. Beni böyle arafta bırakması bu gerçeği değiştirmez çünkü. İyi ki okumuşum, belki bir gün yine okurum ve bu kez farklı şeyler hissederim. Kimbilir.
İncelememi paylaştığım platform:
instagram.com/p/DPLqOXtiDcw/?...
Kitap bir bütün halinde güzel değil. Aksine parça parça güzel, bazen donuk. Kopukluk bence de çok var hatta bu yüzden kitabı bir bütün olarak değerlendiremedim ben de.