Genç kızın yüzü, kalabalığın arasında solgun bir ay ışığı gibi seçiliyordu. Gözleri iri ve parlaktı; güzelliğinin ardında uykusuz gecelerin gölgesi gizlenmişti. Sapsarı saçları omuzlarına dökülüyor, her bir teli dağınık ama kendiliğinden bir zarafet taşıyordu. Dudaklarının kenarında beliren tebessüm, aslında yorgunluğunu saklamaya çalışan ince bir perde gibiydi. Yanaklarında gençliğin tazeliği olmasına rağmen bakışlarının derininde sessiz bir kederin izi okunuyordu.