İnsanları bir araya getiren şey KADERDİR.
Bir arada kalmasını sağlayan şey GAYRETTİR.
Bu yüzdendir ki kader gayrete aşıktır...
Kader, hayatın görünmez iplikleriyle dokuduğu bir halı gibidir. İnsanları bazen beklenmedik anlarda, bazen bir tesadüfün kucağında, bazen de bir anlam arayışının tam ortasında bir araya getirir.Ancak bu getiri yalnızca bir başlangıçtır. Kaderin büyüsü, o ilk anın sihrinde saklıdır, ama bu sihrin devam etmesi için başka bir güç devreye girer; gayret.
Gayret, anlayışla dinlemeyi, fedakârlık yapmayı, zaman ayırmayı ve en önemlisi, sevgiyi eylemle göstermeyi gerektirir.
Gayret, bir bahçeyi sulamak gibidir; toprağa ekilen tohum kaderse, o tohumun yeşermesi ve çiçek açması için gereken su ve güneş gayrettir.
Kaderin bize sunduğu fırsatları fark etmek ve onları değerlendirmek için çaba göstermeliyiz. Hayat, tesadüflerle dolu bir yolculuk gibi görünse de, aslında her karşılaşma bir davettir. Bu davete icabet etmek, yani bir arada kalmak için emek vermek, bizim elimizdedir. Kader, bir tohumu avucumuza bırakır; ama o tohumu toprağa ekmek, sulamak ve büyütmek bizim irademize bağlıdır.
Hayatın mucizeleri, kaderin bize sunduğu anlarla başlar, ama bu mucizeleri kalıcı kılan, bizim gayretimizdir. Kader ve gayret, birbirine âşık iki dansçı gibi, uyum içinde hareket eder. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Bu yüzden, kaderin getirdiklerine şükredip, gayretin gücüne inanarak yaşamalıyız. Çünkü hayat, bu iki gücün birleşiminden doğan bir şaheserdir.