Koku: Bir Katilin Hikayesi
Postmodernist eser Koku, isminde de belirtildiği gibi bir katilin hayat hikayesidir. Baş karakterimiz Grenouille, kendi kokusunu duyumsayamazken, diğer kokuları inanılmaz derecede ayırt etme becerisine sahiptir.
Küçükken annesi onu ölüme terk etmesine rağmen, hem o zaman hem de daha sonrasında birçok kere ölüme galip geliyor. Süt annesi tarafından kiliseye geri veriliyor. Daha o zaman süt annesi, çocuktan hiçbir koku gelmediğini bildiriyor ve bunu da çocuğun şeytan olmasıyla açıklıyor.
Dış görünüş olarak çirkin, kısa ve kamburlu biri olsa da aslında Grenouille, zekidir. Davranışlarını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ve amacına ulaşmak için ne gerekirse yapar; bu, çoğu insanı öldürmeyi gerektirse bile. Dünyada tutkuyla bağlı olduğu tek şey, kokulardır. Sadece herkesin duyduğu kokuları değil, canlıların kendilerine has, başkalarının duymadığı kokularını da duyabiliyordu.
Parisli parfümcü Baldini'nin yanında çırak olarak çalışmaya başlar. Tek isteği; kokuların ve esansların nasıl elde edildiğinin yollarını öğrenmek, böylece bir keresinde kokusunun muhteşemliği yüzünden öldürdüğü kız çocuğunun unutamadığı baştan çıkarıcı kokuyu yeniden yaratabilmekti. Artık dünya üzerinde yaşayan her canlının ve her türlü insanın kokusunu taklit edebiliyor ve ne zaman lazım olursa bu kokuları kullanıyordu. Kendi kokusunun olmaması bu işi kolaylaştırıyordu. İnsanları kontrol etmek onun için çocuk oyuncağı olmuştu.
Eserin sonuna yakın, öldürdüğü genç kızların cinayeti yüzünden suçlanır. Ancak mahkeme günü sürdüğü parfüm yüzünden hiç kimse onu cani olarak görmez, hatta tam aksine onu "melek" gibi görerek kendilerinden geçerler.
İstediği her kokuyu elde ettikten sonra, bu gücün ona beklediği tatmini vermediğini anlar; hayatın onun için bir anlamı