#kitapyorumu
Mavirane, küçük yaşta önce abisini kaybetmiş ardından babasını. Ailesi ile beraber bir kıyı kasabasında yaşayan Mavirane, babası ve abisinin kaybından sonra annesi ile beraber yalnız kalmıştır. Yaşadıkları kasabada dedikodu kazana hiç sönmeden kaynar durur. Annesi belki de bu yüzden kızını gözü önünde tutmaya çalışır.
Bir gün kasabaya hiç tanımadıkları bir genç gelir ve kalacak yer sorar, bu an onların ilk karşılaşmasıdır. Rüzgâr'ın bir yabancı olması dedikoducu halka bir malzeme olur, kim olduğu bilinmeyen genç hakkında devamlı konuşurlar.
Rüzgâr ve Mavi bir ilişkiye başlarlar ama her konuşmada isimleri geçer. Annesi ise devamlı kızını uyarır. Oysa ki Mavi'nin yaptığı tek şey sevmektir.
Okuduğum en soft ilişki Mavi ve Rüzgâr'a ait olabilir. O kadar narin sevdiler ki birbirlerini... Arkadaşları yardımıyla mektuplaşarak iletişim kurmuş olsalar bile konuşmaktan hiç vazgeçmediler.
Mavi, Rüzgâr gittiğinde bile hep umutla bekledi dönmesini. Bu süreçte ne kadar güçlü bir kadın olduğunu gördüm öyle ki dedikodu sever bir kasabada yaşamasına rağmen omuzlarının düşmesine izin vermedi.
Kitapta sevmediğim tek şey zaman atlamalarıydı. Zaman atlaması olması sorun değil ama okurken bir bakıyorum aylar yıllar geçmiş oluyor ve bir anda öğreniyorum. Paragraf başlarında belirtilse daha iyi olabilirdi. Bu sorun dışında akıcı ve güzel seven bir çift okumak iyi geldi diyebilirim. Onca duruma rağmen birbirlerinden vazgeçmemeleri güzeldi, mutsuz son olacak diye korkmuştum biraz
#frezyaneokudu #prgift