Betül Güçlüİçimdeki Güneş
Ahhh Betül Güçlü ahhh... Kendisine Betül abla demeye başlayacağım ama nereden geliyor bu samimiyet? Story attığımda görüyor bazen konuşmak istiyorum ama kesinlikle çekiniyorum.
Kendisiyle hiç tanışmadık ama ben zamanın birinde annemle babam bensiz kitap fuarına gidince bana kitap almadan dönmeyin eve almam, dediğimde bana Betül ablanın Yıldız Haritası isimli kitabını almışlardı. Üniversiteye 2'ye gidiyordum daha ve kendisinin kalemiyle ilk kez bu şekilde tanıştım. Ren Kitabevi'yle de bu şekilde tanıştım. Bilmiyordum ki yeryüzünde böyle naif, böyle zararsız kitap yazan bir ablamız varmış.
Kendisiyle itiraf ediyorum aramda sekiz yaş var sanırım. Ben de çok küçük değilim elbet. Ayrıca kendisi pastacı zannımca, yiyecek içecek hizmetleri öğretmeni de denir. Ben de öğretmenim hem de bu alanda, gastronomi ve mutfak sanatları bitirdim şimdi de yüksek lisans yapmaktayım. Bu taraftan meslektaş olduğumuzu iddia ediyor ve bundan da muntazam bir zevk alarak gururlanıyorum. :)) Kendisi ayrıca örnek aldığım yazarlardandır.
İçimdeki Güneş'i ablam aldı bana. Hediye olarak. Çıldırdığımı hatırlıyorum zira Betül ablanın okumadığım tek romanı İçimdeki Güneş idi ve hiç de kısmet olmamıştı. Dün başladım bugün de bitirdim. Bir içim su idi.
İçimdeki Güneş'in konusuna gelecek olursam, Ela isimli öğretmenimiz ailevi bir mesele üzerine Sırça adında bir ilçeye tayin oluyor. Kendisi sınıf öğretmeni. Bir köy okulunda öğretmen olarak göreve başlayacağı sırada köydeki bir dernekle tanışıyor. Derneğimizin başında Çınar isimli bir doktorumuz var. Zannımca kendisi aile hekimi. O kadar gerçek hayattan alınmış ki bu konu, özenildiği her halinden belliydi zira ilk kez köy öğretmeni olan bir kitap okudum. Betül abla İHH'da da çalışıyor yanlış bilmiyorsam orada karşılaştığı durumlardan da ilham alarak yazdığını tahmin ediyorum bu sebeple bu daha çok okuma zevkimi artırdı çünkü kendisi genç bir yazar olmasına karşılık öyle yazmak için yazanlardan, popüler olmak için yazanlardan değil.
Ela ve Çınar'ın yolları dernekte kesişir ve böylelikle aralarında sıcacık bir aşk filizlenir ama öyle yalap şalap sıradan değil işte. Acayip tatlılar. Üstelik mini mini birlerimiz Gazel ve Ayşegül'e de bayıldım. Ela'nın dokuz kişilik minik sınıfı da çok tatlı idi. Sınıf sahnelerine, Muş sahnelerine bayıldım, bittim ya! Dili oldukça akıcı ve sizi içine alıp götüren bir tarzda. Eğer biraz sakinlik, uzak diyarlara göç etmek isterseniz bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Öyle vurdulu kırdılı aksiyonlu aldatmalı filan bir içeriği yok. Entrika da yok. Öyle beklentisi olanları hayal kırıklığına uğratabilir ama naif bir aşk kalbe dokunan sevgiler istiyorsanız bu kitap mükemmel.
Artık bir köy öğretmeni olmak arzusundayım. Zaten aklımda hep bir yardım kuruluşunda görev almak vardı, yanına da köy öğretmeni olma hayali eklendi. Umarım bir gün nasip olur. Sıradaki kitabım koca bir belirsizlik bu arada! Önerilere açığım lütfen çekinmeyin. :)) Biraz daha mı genç yazar okusam diye düşünüyorum. Klasik okuyacak kadar vaktim ve dikkatim yok galiba.
Herkese tekrar iyi akşamlar dilerim, kendinize dikkat edin! Ve bana dua edin. Betül abla ile tanışmak istiyorum!