Anayurt Oteli, edebiyatımızda yalnızlığın ve yabancılaşmanın en keskin aynalarından biridir. Romanın merkezinde yer alan Zebercet, sıradan bir otelci gibi görünse de aslında modern insanın iç dünyasında kaybolmuş, kendine ve topluma yabancı bir ruhun sembolüdür. Onun hayatı, küçük bir taşra otelinin ağır havasında sıkışmış, günlerin birbirinin üzerine yığıldığı boğucu bir döngüye mahkûm olmuştur. Zebercet’in en büyük trajedisi, dışarıya ait olamayışı kadar kendi içine de ait olamayışıdır. İnsanlarla kurduğu tek temas, gelip geçen yolcuların geçici varlığıyla sınırlıdır; ama o temas bile kalıcı bir iz bırakmaz. Oteli dolduran sessizlik ve kasvet, giderek onun ruhuna siner; mekân adeta Zebercet’in iç dünyasının bir yansımasına dönüşür. “Bir gece konaklayan kadın” figürü ise, onun hayatındaki kırılma noktasıdır. Kadının gelişiyle sarsılan iç dengesi, kadının yokluğunda geri dönüşsüz bir yalnızlığa ve saplantıya savrulur. Bastırılmış arzular, cinselliğin konuşulmazlığı ve toplumsal normların dışına taşma korkusu, Zebercet’in giderek kendi iç çukurunda kaybolmasına yol açar.
Atılgan’ın dili yalın ama delici bir derinlik taşır; süsten uzak, kısa ve keskin cümlelerle okuyucuya taşranın daralan havasını solutur. İç monologlarla örülmüş anlatım, Zebercet’in zihninin kıvrımlarına bizi adım adım sokar. Bu yüzden romanı okurken yalnızca bir hikâyeye değil, bir ruhun çöküşüne tanık oluruz. Olay örgüsü zayıf, temposu ağır gibi görünebilir; fakat bu kasıtlı bir tercihtir, çünkü asıl mesele, dışarıda olan bitenler değil, içerde eriyip tükenen bir ruhun sessiz çığlığıdır.
Anayurt Oteli, rahatsız edici ve kasvetli yanıyla kolay bir okuma değildir. Ancak tam da bu sebeple, bireyin yalnızlığını, toplumsal kopuşu ve varoluşsal boşluğu en yoğun şekilde duyumsatır. Zebercet, edebiyatımızda kolay unutulmayacak, okuyanın zihninde rahatsız edici bir iz bırakan karakterlerden biridir. Kitap, her okurun kolayca içine gireceği bir dünya vaat etmese de, edebiyatın gücünü, insan ruhunun derinliklerine ışık tutabilme cesaretini görmek isteyenler için mutlaka okunması gereken bir başyapıttır.