10/10
·184 syf.··
2025 23. kitabı
Erişilebilir mutluluk yoktur; varsa da dipsiz bir kuyudur. Ata, güçlü bir mevkiye sahip, babasından miras aldığı politik mirasla büyümüş bir siyasetçidir. Zenginlik ve sevgi dolu bir aile içinde yetişmiş, yokluğun yüzünü hiç görmemiştir; ama tüm bu olanaklara rağmen içini bir tatminsizlik, huzursuzluk ve boşluk sarar. Kendini Kaf Dağı’nda gören, bencil ve şımarık egosu yüksek bir adamdır; evlenmeden önce aşık olacağı kadını uzun süre arar, kimseyi kendine yakıştıramaz. Verda’yı gördüğünde kalbi hızla çarpar; ona evlenme teklif eder. Verda şaşkındır; kendi hayalleri ve planları vardır. Ata, kelime oyunları ve fark etmeden şişirdiği egosuyla Verda’yı etkilemeye çalışır; aşk ve arzunun karmaşası ikisini de sarar. Evliliğin ilk aylarında Ata, Verda’ya neredeyse hiç huzur vermez, sürekli izler, psikoloğa gitmesi için baskı uygular ve kendini “ben erkek olmama rağmen, Verda’yı hiç aldatmadım” diyerek savunur. Ancak gerçekte sorunlu olan Verda değil, dengesiz ve inatçı olan kendisidir. Bir iş dönüşü gezisinde patlayan öfkeyle Verda’nın ölümü, hayatlarını sonsuza dek değiştirir. Çocuklarından ve toplumdan uzak kaldığında, “kendi yokluğumun içinde savruluyorum” der; kabullenilmeme, kurduğu ve düşündüğü olayların ağırlığıyla içsel yolculuğuna çıkar, geçmişini, gençliğini ve seçimlerini sorgular. Verda’nın Ölümü, yalnızca bir cinayetin değil, Ata’nın bencilliğinin, egosunun, içsel çöküşünün ve toplumun sessiz kabulleri gün yüzüne çıkaran bir roman olmuş. "Aşkımızın tükenişinde ikimizin de suçu yoktu ya da çoktu. Asıl engel kendimizdik. Aşk dedim de, aşık değildi ki bana zaten. Boş gurur, anlayışsızlık, ego kabarması ve ayna tapınmaları."
Verda’nın Ölümüİnci Aral · Everest Yayınları · 2025198 okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.