Spoiler olabilir.!!!.
“ Dorian Gray'in Portresi ” insanın ruhuna tutulan en acımasız aynalardan biri gibi. Oscar Wilde , güzelliğin büyüsünü ve arzuların karanlık tarafını öyle çarpıcı anlatıyor ki, okurken hem hayranlık hem de rahatsızlık hissediyorsun. Dorian’ın dışı hep ışıldarken, içi yavaş yavaş çürüyüp portresine yansıdıkça insan kendi hayatına da bakıyor: Gerçekten neyi korumaya çalışıyoruz, yüzümüzü mü yoksa ruhumuzu mu?
Roman, dış görünüşe olan takıntının bir ruhu nasıl içeriden çürütebileceğini tüyler ürpertici bir şekilde gösteriyor.
Lord Henry, modern hayatta hepimizi baştan çıkaran zehirli fikirlerin ve boş aforizmaların vücut bulmuş hali.
Portre ise sakladığımız, görmezden geldiğimiz ama kaçamadığımız vicdanımızdır.
Kitap, "Ne yaparsan yap, günahlarının bedeli bir yerde ortaya çıkar" diyor. Dorian, kendini öldürürken aslında bastırdığı vicdanını yok etmeye çalıştı ve bu, kendi sonu oldu. En büyük dehşet, asla yaşlanmamakta değil, güzelliğin ardındaki çirkinliği gizlemekteydi. Dorian Gray, sonsuz gençlik karşılığında ruhunu ve vicdanını bir tabloya hapseden, yakışıklı ama yozlaşmış bir adamdır
Kısacası kitap bana şunu hissettirdi: Zaman kırışıklıkları değil, yaptıklarımızın izlerini bırakıyor. Ve en ağır yük, vicdanın sustuğu yerde başlıyor.
.
.
"İnsan, kendini bile isteye kirletmekten kurtulamayacak kadar tehlikeli bir şeye kapılırsa, o zaman her şeyini kaybeder." (Dorian Gray'den)
.
.
"Vicdan ve korkaklık, aslında aynı şeylerdir. Vicdan bir ticaret unvanıdır, hepsi bu." (Lord Henry'den)
.
.
"Ömür boyu sürecek bir aşkın yükü... Tıpkı ömür boyu sürecek bir resim gibi." (Basil Hallward'dan)
.
Oscar WildeDorian Gray'in Portresi
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma