Amazing Spider-Man: Civil War II, diğer İç Savaş çizgi romanlarına kıyasla çok daha farklı bir şekilde ilerliyordu. Açıkçası beklediğim gibi büyük bir iç savaş yaşanmadı. Daha çok Civil War II’de geçen olayların Spider-Man üzerindeki etkilerini göreceğimizi düşünmüştüm. Ancak bambaşka bir hikâye çıktı karşıma. Sadece Ulysses’in yer alması sebebiyle “İç Savaş” başlığını aldığını düşünüyorum; onun dışında iç savaşı andıran bir taraflaşma ya da çatışma görmedim.
Ulysses aslında masum bir karakter olsa da, güçlerinin biraz baş belası olduğunu düşünüyorum. Elinde olmayan bir durumla geleceği görmesi, doğal olarak sorun yaratıyor. Bir şey önlenebilecekse önlenmeli fikrine katılanlar olsa da bu konuda düşüncem, İç Savaş 2 incelememde yazdıklarımla aynı olduğu için burada tekrar etmeyeceğim.
Genel olarak bir “İç Savaş” hikâyesi gibi değil de normal bir Amazing Spider-Man sayısı okuyormuş gibi hissettim. Ulysses de daha çok “konuk oyuncu” gibiydi. Bir iç savaş çizgi romanı olarak ele alınırsa hikâye zayıf kalıyor; ama Spider-Man çizgi romanı olarak bakınca fena değildi.
Buna rağmen, Spider-Man’in yaklaşımını doğru bulmadığım yerler vardı. Clayton, zaten geçmişinde suç işlediği için toplum gözünde lekeli bir karakter. Zor bir çocukluğu ve baskıcı bir ailesi olmasına rağmen, hayatında oldukça iyi bir ilerleme kaydetmiş. Ulysses’in öngördüğü geleceği duyunca Spider-Man’in ondan şüphe duyması, Clayton’un güvenini sarstı. Clayton, zaten kendi karanlığıyla mücadele ederken gizlice izlenip yargılanması onu iyice huzursuz etti.
Üstelik başka bir kötü karakter Clayton’u kendi tarafına çekmeye çalışsa bile, o Spider-Man’le sırt sırta savaşıp doğru yolu seçti. Fakat olayın hemen ardından Peter Parker’ın tavrı yanlıştı. Clayton daha nefesini toparlamadan, “Kostümü bırak, bir daha yapma, bana söylemeliydin” gibi kısıtlayıcı sözler söyledi. Oysa önce bir teşekkür etmeli, adamın psikolojisini anlamalıydı. Zaman geçtikten sonra elbette bu konuşmalar yapılabilirdi. Ama her şey sıcakken Clayton’u bu şekilde sıkıştırması, doğal olarak adamın öfkesini tetikledi ve Spider-Man’e saldırıp uzaklaşmasına neden oldu. Sonrasında “Hata yaptım” demenin bir anlamı kalmıyor. Peter Parker gibi zeki ve tecrübeli bir karakterden daha iyi bir kriz yönetimi beklerdim.
Çizimler güzeldi, ancak beni şaşırtan ya da “wow” dedirten bir panel yoktu. Kurgu genel olarak zayıf kaldı. Yine de okunması keyifliydi.
Ve son olarak:
“Geleceğe saplanıp kalmak, şimdiyi kaybettirir. O yüzden en doğrusu, uzak ihtimallerin gölgesinde yaşamayı bırakıp bugünün ışığına bakmaktır.”