İnsan tüm zayıflıklarından arındırılsa bile insan olduğu için zayıf kalmaya devam ediyor, edecek. Kitap distopik bir romandı. Herkesin eşit olduğu bir toplulukta gelecek olmaz vurgusu hem acı hem de gerçekti.
Tanrı her zaman vardır. Bazen acı ile bazen de yokluk ile gösterir kendini.
"Ben mutsuz olma hakkını istiyorum." İnsan tozpembe bir evde mutlu olamaz düşüncesini doğruluyor. Bir takım sıkıntılar çekmedikçe sonsuz huzur insana keyif vermez.
Cesur yeni dünya kitabında bulunduğu topluma yabancılaşmış 3 kişi var. Olayın çıkış yeri Bernard'ın içinde bulunduğu topluma hem zihnen hem de bedenen uyum sağlayamaması. Özüne yanlış katılmış alkol yüzünden tüpten doğru şekilde çıkmamış. Toplumda bir türlü yerini bulamıyor. Aslında toplumu dışlamıyor sadece onlar gibi olmak istiyor. Toplumu eleştirme nedeni gerçek bir bilinç değil kabul edilmeme kini. Bu yüzden dış dünyadan Vahşi'yi yani John'u Londra'ya getiryor. İstediği ilgiyi onun sayesinde bir süreliğine de olsa elde ediyor ancak John' nun yaşayacağı karmaşayı akıl edemiyor. Sevmenin ve sevilmenin, değer yargılarının ve bir Tanrı' ya inanmanın değerini bilen John bu topluma adapte olamıyor ve tek başıma kalabileceği bir yere gidiyor. Ancak soma ( bir tür sürekli mutluluk veren uyuşturucu) içen cesur yeni dünyalılar peşini bırakmıyor. İstediği inzivaya çekilmeyi başaramayan John en sonunda toptan dünyayı terk etmeyr karar veriyor.