Kaptan Nemo ve gemisi kadar özgür, denizler kadar derin.
6/10
·532 syf.··
2025 33. kitabı
Ufkun ötesinde okyanus derinliklerinde… İntikam hırsıyla harelenen, denizleri mesken tutan adamların hikayesi. Hep olağanüstü maceralarla aklımıza kazınan Verne bu eserinde bizi bir maceranın içine atmıyor. Zaten ismiyle müsemma deniz seyahati dur durak dinmeden devam ediyor. Aslında eserin beşte biri boyutunda Verne’nin diğer bir deniz konulu eseri Buzullar Arasında Bir Kış bile macera barındırıyorken burada bunu göremedim. Bu eser, bakıldığında bir deniz, daha da ötesi okyanuslar, hatta kıtalar keşfi. Bununla birlikte deniz yaşamı, deniz bilimi dersek hata etmemiş oluruz. Fakat şu bir gerçek ki Jules Verne ciddi bir coğrafya ve biyoloji ilmine sahip bir yazar. Hem matematik hesaplarına hem de çeşitli kitabi bilgiye çok hakim. Şu da var ki denizleri konu alan böyle bir eser Verne’den zaten bekleniyordu. Büyük bir talep vardı, o bunu aşırı derecede teknik, biyolojik ve deniz ekolojisini barındıran, bol bol balık isimlerinin havada uçuştuğu bir hale getirmiş olması hasebiyle devasa bilgi içeren bu eser karşımıza çıkmış oldu. Okyanuslar ve bilhassa deniz hayvanları hakkında çokça ve kimi zaman fazla detaylıca bilgiler veriyor. Eğer günümüz ve çağdaş okurları için bir değerlendirme yaparsak, bu da okuma akışını etkileyen ve bozan bir etmen. Verne’nin betimlemeleri çok başarılı, tıpkı hayal gücü gibi. Denizaltı av dalışı, Kaptan Nemo’nun denizler altında bulunan ormanı ve yine denizler altında uyumak bölümü, hikayenin tasvir ve anlatışı bakımından gayet akıcı ve üretken bir zekanın ürünü. Çok başarılı bir yazım bu bölümde kendisini belli ediyor, etkilenmemek elde değil. Hatta öyle ki Profesör Aronnax’ın yaptığı gibi su altında uyumak hissini deneyimlemek, bunu yaşamak nasıl olurdu sorusunu bana sordurdu. -Buna karşılık bütün dalgıçların da başına gelen gibi karşı konmaz bir uyku ihtiyacı hissediyordum. Nitekim kısa bir süre sonra gözlerim kapandı ve o zamana kadar sadece adım atıyor olmamın önüne geçebildiği ağır bir uykuya daldım. Kaptan Nemo ile güçlü kuvvetli yoldaşı berrak suların içine çoktan uzanmış, bize nasıl kestirileceğini göstermekteydi.- Balinalar ve deniz bitkileri üzerinden daha o zamandan su altı yaşamın ve çeşitliliğinin insan eliyle yok edildiğini vurgulaması bakımından farkındalık sağlayan bir eser. Bu tehlikeden bizzat bahsetmesi ve birçok yerde bunun üzerinde durması, gelecek için deniz canlıları varlığının korunması adına aslında bir ikaz etme görevi üstleniyor. Bunu zaman zaman karşılıklı diyaloglar halinde dile getiriyor. -Okyanusun derinliklerine gittikçe bitkisel alemin hayvanlar aleminden daha çabuk yok olduğu biliniyor. Kimseye bir zararı olmayan, iyi huylu canlılar olan güney balinalarını tıpkı buzul balinaları gibi yok ederek kınanması gereken bir eylemde bulunuyorlar. Bu şekilde Baffin Körfezi’ni çoktan çöle çevirdiler bile. Bu şekilde bu faydalı hayvanların tamamını yok edecekler. Şu talihsiz balinaları rahat bırakın.- Bütün şatafatına rağmen eğer macera, sürekli tehlike arıyorsanız, ne Kaptan Nemo’nun ne de Nautilus’un hikayesi pek de sürükleyici değil. Ta ki son sözde, son bölümde -tıpkı Nautilus’un bir denizaltı olarak tehlikelerden kaçıp suya dalması gibi- yürekleri hüzne gark eden Kaptan Nemo ve gemisinin sırra kadem basmasını okuyana kadar. Evet, bu son perde de ister istemez etkilenmemek elde değil.
1K
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,3bin okunma
·
149 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.