Puan vermedi·350 syf.····Okunma: 02 Ekim 2025 13:10 Kitabı Dante vesilesiyle tanıdım. Vergilius’u Dante’nin gözleriyle ve sözleriyle çok sevdim. Gerçekten dediği kadar varmış. Yabana atılamaz kesinlikle. Vergilius’un olay örgüsü günümüzdekileri aratmayacak kadar iyi. Bence kitap belli yerler hariç akıp gidiyor. Ben 6. ve 12. bölümleri asla unutmayacağımı sanıyorum. Özellikle son bölüm. Tırnaklarımı yedim. Olaylar Hristiyanlık daha gelmezden önce yaşanıyor. Bunu bilmek önemli. O dönemde tek tanrılı din olarak sadece Yahudilik var. Bir de Yunan tanrıları. Kahramanımız Çanakkale Dardanoslu. Aşil’in oyunuyla memleketinden olmuş bir biçare. Bu işin arkasında aslında zalim Tanrıça Juno var. Tanrıça Juno, Roma’nın kurulmasını istemiyor. Aeneas, memleketinin işgali sonrası çok güçsüz. İşgalciler ve halkının uğradığı yıkım bu kadar gerçekçi anlatılabilirdi Aeneas’ın gözünden. Tüm bildiklerinin ve sevdiklerinin ölümü, yanan evler, saldırgan insanların aman bilmez hırsı. Tanrıların oyunu. Belirsizlik ve buhran! Sanki o anda ordaymışsınız gibi. Yazar, insanların duyguları ve onları aktarma konusunda oldukça üstün yeteneklere sahip. Ve olay örgüleri öngörülemez şekilde karmaşık. Çok fazla isim geçiyor kitapta. Sanki orada can verenlere haklarını vermek istiyormuşçasına çok isim. İnsan bu sonuca varıyor okudukça.
Okudukça Yazgı ve Tanrılar ayrımını fark ediyorsunuz. Yazgı, sanki, Tanrılardan daha güçlü. Aeneas’a tebliğ edilen yazgı, Roma’yı İtalya’da kurulacağı. Juno bunu istemiyor ve türlü türlü oyunlar yapıyor İtalya’ya varmaması için. Aeneas bu yolda çok fazla kayıp veriyor. Eşi ve çok sevdiği babasını toprağa gömüyor. İtalya’ya varış tam 10 yılını alıyor. Arkasında Dardanosluları da sürüklüyor. Omzunda büyük sorumlulukları var. O kadar renkli ki bu destanda yaşam. O dönem insanlarının RACONları, değerleri, inanç usullerine tanıklık ediyorsunuz. Çok ciddi bir inanç gücü var. Sürekli tanrılara adaklar söz konusu. Oldukça acımasız ve zor bir dünya. Böyle bir dünyada böylesi bir koyu inanç insanları yaşamda tutan bence. Ahiret inancı var. (Tek tanrılı dine geçiş dönemi işte!) Ama Dante’deki gibi 700 sayfalık bir anlatı değil Vergilius’unki. Oldukça az. Bizim tahayyül ettiğimiz anlamda cennet - cehennem olsa da cennete mutluluk ülkesi diyorlar. Mesela orada Hz. Musa ile karşılaşmak mümkün. Sonra…Cehennemde toprağa gömülmemiş olmak oraya gitmek için bir sebep. Ancak gömülürsen diğer tarafa geçebiliyorsun. Başka sebepler de var. Ama ne bileyim düzenli ve bir mantık çerçevesinde değil. Çok çok çok ilginç ya. Başka bir bölümde Aeneas’a batan gemileri peri olarak gelip yanına, yardım ediyorlar. Bunu okuyunca gerçekten şaşırdım. İnsan hayallerinin ucu bucağı yok. Ölüm için yaptığı demirden ağır uyku benzetmesi çok hoştu. Doğa olaylarını şiirsel bir dille özetliyor. Bunu görmek için iyi bir göz gerekir bence. Yazar savaş anlatısında da muhteşem. Bence, iddia ediyorum, bu destandan muhteşem bir bilgisayar oyunu çıkar. O derece zengin… Ya ben çok memnun kaldım okuyarak. Yazsam daha da yazarım, durduramaz kimse. Eğer ki mitler, rüyetler, kahramanlar, tarih, din ve şiir ilgi alanınıza giriyorsa siz de okumalısınız bence.