Siyasetname dönemi için altın değerinde ve devrimsel nitelikte bir kitap olmakla beraber bugün de değerinden ve manasından çok şey kaybetmemiştir. Bu yazımda Siyasetnamedeki öğüt ve anlatılardan yola çıkarak bugün hala devlet yönetiminde uyulması gerektiğine inandığım unsurları listeledim. Bu unsurlar olabildiğince kitapta geçen fikirlere sadık kalınarak ama elbette kişisel yorumlar içerecek şekilde yazılmıştır. Bu öneriler dışında devlet yönetiminde dikkat edilecek yüzlerce konu vardır elbet. Ben sadece bu kitapta değinilen konulara yer verdim. Kitapta bulunup bugün uygulanabilecek başka öneriler de elbette mevcuttur ama ben kendi dikkatimi çeken konuların altını çizdim sadece.
Siaysetname ışığında devlet yönetiminde dikkat edilmesi gerekenler:
1- Devlet lideri halkın sorunları ile ilgilenmeli ve onları şahsi olarak dinlemeli. Eğer lider halkını dinlerse ve duyduğu konuların gereğini yaparsa hem lider ülkesinin gerçeklerinden kopmamış ülkede ve çevredesinde dönen olaylara hakim olmuş olur, hem de yönetici kadro ve zalim kişiler yaptıkları eylemleri 2 defa düşünerek yaparlar. Halktan kopuş pek çoğu liderin kendi yankı odasında kayboluşu ile sonuçlanır. (3. Fasıl sayfa 17 ışığında)
2- Devletteki kritik mevkideki kişiler(Hakimler,Bürokratlar, Millet vekilleri vs.) israf olmayacak ve görevin öneminin önüne geçmeyecek ölçüde yeterli maddi karşılık almalıdır. Bu hem onların rüşvet gibi yollara sapmamasını hem de mali konularda dar boğaza düşüp işinden çok cebini düşünmesini engeller. (6. Fasıl sayfa 53 ışığında)
3- Kanunlar ve kurallar herkes için geçerli olmalıdır. Kimse için istisna ve torpil olmamalıdır. Yeri gelince devlet başkanının oğlu, yeri gelince vali, yeri gelince bir hakim veya emniyet müdürü de tüm yasalardan istisnasız bir şekilde sorumlu olmalıdır. (6. Kısım Sayfa 58 ışığında)
4- Devlet altından kalkabileceği işlere soyunmalıdır. Hükmedemeyeceği toprakları zaptetmemeli, yapamayacağı işleri reklam edip halka umut satmamalı, yapıyorum dediği işi yarım yamalak yapmamalıdır. (10. Fasıl Sayfa 87 ışığında)
5- Devlet muhbirlerini güvenilir kişilerden seçmeli kulağına gelenleri pek çok farklı kaynaktan doğrulamalıdır. Kimi muhbirler sırf rüşvet yediği için zalimi iyi gösterip gözümüze sokabilir, sırf para koparamadığı için dürüst ve iyiyi gözümüzden düşürebilir. Lider yanında tuttuğu kişileri ve görev verdiklerini seçerken çok dikkatli olmalıdır. Zehirli bir çevre birbirini besler ve büyütür, oysa dürüst ve doğru olanı tutmak ve kollamak büyük özen ve adalet ister. (10. Fasıl Sayfa 93 ışığında)
6- Çok fazla emir vermek ve kural koymak emir ve kuralları değersizleştirir. Lider bir karar alırken 2 defa değil belki 5 defa düşünmeli, koyduğu kuralların kısa zamanda değiştirilmeyecek doğrulukta, verdiği emirlerin tükürdüğünü yalatmayacak nitelikte olduğuna emin olmalıdır. Küçük şeyler için büyük hamleler yapıp hamlelerini değersiz göstermemeli, koyulan kurallar daha sonrasında önemsizleşip uygulanmaz hale gelmemelidir. (11. Fasıl Sayfa 95 ışığında)
7- Devlet liderinin ahbapları ile görev arkadaşlarını birbirinde ayırması gerekir. Görev verdikleri ve iş icabı muhatap oldukları kişiler ile ahbaplık kurmamalı ve iş ciddiyetini kaybetmemelifir. (Eğer devlet kademelerinden ahbaplıklar olursa bu kişiler bu yakınlıktan imtiyazlar elde eder olmayacak şeyleri kabul ettirir ve işlerini savsaklarlar.). Pek tabi ahbaplarının olması da önemlidir, hiç bir bünye sadece iş ile hayatını sürdüremez devlet liderlerinin de hoş vakit geçirmesi, gayrı ciddi sohbetler etmesi psikolojik sağlığı ve yönetime sıkılmadan devam edebilmesi için değerlidir. Tekrar altını çizmek gerek, seçeceği ahbaplar devlet yönetiminden uzak, bilge, olgun ama sıkıcı olmayan kişiler olmalıdır. (17. Fasıl Sayfa 123 ışığında)
8- Devlet işlerinde takip edilecek siyaset, politika ve hamleler konunun uzamanları ile istişare edilmeli bu konu hakkında uzman olan ve farklı görüşteki kişilerin de fikri alınmalıdır. Zira bir konu hakkında bir kişi her şeyi bilemez ve bir şeyin sadece doğru olması da tek başına yeterli değildir çünkü tek bir doğru yoktur.(18. Fasıl Sayfa 127 ışığında)
9- Devlet lideri kapısını açık tutmalıdır, sadece halkı değil devletin farklı kademelerini de gözardı etmemeli ve fikirlerine değer vermelidir. (29. Fasıl Sayfa 169 ışığında)
10 - Liderin kapısı açık olmalı dedik ama ilk olarak emir komuta zinciri denenmeli. Aksi takdirde lider hem herkese yetişemeyecektir hem de üstler altlar üzerinde hakimiyet kuramayacaktır.( 32. Fasıl Sayfa 175 ışığında)
11- Devlet kademesinde değerli ve çalışkan kişiler kanunu çiğnemeyen küçük bir hata yapmış ise herkesin önünde rezil edilmemeli, hatası özel olarak bildirilmeli ve uyarılmalı. Bu hem kişiyi rencidede etmeyi engeller hem de halkın devlet kadrolarına olan güvenininin sarsılmamasını sağlar. (34. Fasıl 179. Sayfa ışığında)
12- Verilen kararlar hem kişilere ve kurumlara hem de devletlere karşı öfke ile verilmemeli. İyice sindirilmiş düşünceler ışığında tüm artı ve eksileri hesap edilerek verilmelidir. (34. Fasıl 180. Sayfa ışığında)
13- Devlette ödül ve ceza sistemi değerlidir. İşini doğru yapanların ödül ve terfisi, hata yapanların ise cezasını çekmesi ve terfiden uzak tutulması devlet işlerinin daha kaliteli ve verimli olmasını sağlar. ( 37. Fasıl Sayfa 189)
14- Devlet hukuk konusunda tarafsız olmalı ve hukukun işleyişine karışmamalıdır. Konu ne olursa olsun taraf tutmak verilen kararın doğruluğuna gölge düşürür. Devlet hiçbir zümrenin destekleyicisi veya düşmanı olmamalıdır. ( 39. Fasıl Sayfa 195 ışığında)
15- Devlette geçmişte yapılan hatalı atamalar ve terfiler sineye çekilmemelidir. Herkes hakettiği mevkiye iade edilmeliridr. (41. Fasıl Sayfa 205 ışığında)
16- Devlet zenginliğini halk ile paylaşmalıdır. Halkı fakirlik içinde sürünen bir devlet elonomide dünyada birinci bile olsa ne fayda... Halk devlet için değil devlet halk için vardır. (41. Fasıl 207. Sayfa ışığında)
17- Devlette önemli görevlerde bulunan kişiler deneyimli ve olgun kişilerden seçilmelidir. Bir konuda sadece bilgi yeterli değildir işin nasıl yürütüleceği, karşılaşılabilecek zorluklara hakim olma yeteneği, ani gelişen durum ve sorunlar karşısında soğukkanlılıkla ve devletin kendisine ve itibarına zarar vermeyecek çözümleri bulabilecek kabiliyette olmak da önemlidir. (41. Fasıl Sayfa 216 ışığında)
18- Ünvanlar ve rütbeler çok sayıda olmamalıdır. Herkesin çok çeşitli ünvanlara sahip olması ünvan ve rütbelerin altını boşaltır ve değersizleştirir, bürokraside ise karmaşalara ve işin aksamasına sebep olur. (41. Fasıl Sayfa 216 ışığında)
19- 1 kişinin yapabileceği iş 2 kişiye, 2 kişinin yapacağı iş 1 kişiye verilmemelidir. Lüzum olmadıkça ortaya çıkan ikilik işin karmaşıklaşmasına ve sorumlulukların üstlenilmemesine sebep olur. Çok sorumluluk verilen kişi ise tek bir sorumluluğunu bile layıkı ile yerine getiremez. (42. Fasıl Sayfa 229 ışığında)
20- Devlet lideri ne eli çok sıkı ne de eli çok açık olmalıdır. Eli çok sıkı olmak halkı darlığa sürükler ve ülkenin gelişmesi gereken konularda yatırım yapılmasını engeller. Elin çok bol olması ise gelecek nesillerin cebinden yemeye ve lüzumsuz işlere yapılan yatırımlarla devlet bütçesinin buharlaştırılmasına sebep olur. (51. Fasıl Sayfa 343 ışığında)
21- Devlet lideri savaş zamanında barışa ulaşılacağını unutmadan, barış zamanında ise savaşın gelebileceğine ihtimal vererek hareket etmelidir. Savaş zamanında öfke ile gözü karalık ile gelecekteki ittifakların yolunu kapatmamalı, devletin tüm kaynaklarını savaşa harcamamalıdır. Barış zamanı ise sakinliğin sarhoşluğu ve savaşın hiç gelmeyeceği rehavetine kapılmamalı ülkesini her zaman bir savaşa hazır bulundurmalıdır. (51. Fasıl Sayfa 344 ışığında)