·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Ekim 2025 15:30 Herkese Merhabalar
Bugün sizlere Evren Akbey’in kaleminden güzel bir romanla geldim.
Kitap Kurtuluş Savaşı yıllarını sadece cephedeki mücadele ile değil, perde arkasında yürütülen gizli savaşlarla birlikte ele alan bir roman. Eser, hem tarihi bir dönemi gözler önüne seriyor hem de bu dönemde filizlenen duyguları, dostlukları ve çatışmaları güçlü bir kurguyla işliyor.
Konuya gelecek oluraak romanın merkezinde Nihal ve Sencer bulunuyor. Nihal, ailesini işgal sırasında kaybettikten sonra Teşkilât-ı Mahsusa’ya katılmış, cesur, zeki ve mücadeleci bir genç kadın. Sencer ise disiplinli, soğukkanlı ve her zaman planlı hareket eden bir Osmanlı subayı oğludur. İkilinin görevleri, cepheye mühimmat ve istihbarat sağlamak, işgal kuvvetlerinin planlarını öğrenmek ve direnişi desteklemektir. Ancak bu yolculuk, sadece görevlerle sınırlı kalmaz. Onların dostluğu, zaman zaman gerilime, zaman zaman da karşılıklı saygıya dayalı bir ortaklığa dönüşür.
Hikâyenin kırılma noktalarından biri, Fransız gazeteci Marie’nin sahneye çıkmasıdır. Başlangıçta tarafsız kalmaya çalışan Marie, Anadolu insanının mücadelesine yakından tanık oldukça bu topraklara farklı bir gözle bakmaya başlar. Özellikle Sencer’in vatanına duyduğu bağlılık ve kararlılığı, onun bakış açısını derinden etkiler. Sencer ile Marie arasında zamanla gelişen aşk, savaşın karanlığında ortaya çıkan bir umut ışığı gibidir. Fakat bu aşkın önünde kültürel farklılıklar, güvensizlikler ve savaşın acımasız koşulları gibi büyük engeller vardır.
Tarihi roman okumayı seven birisi olarak benim severek okuduğum bir kitaptı. Özellikle Kurtuluş Savaşı gibi önemli bir savaşın içinde kurgunun işlenmesi kendimi kitabın içinde olayları yaşıyor gibi hissetmemi sağladı. Bu tarz kurgular okumayı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim.