Ortaçağ’da başlayıp günümüze kadar yaşayan bir hikaye: Parfümün Dansı.
Hem fantastik hem de felsefi öğeler taşıyan, hayatı, aşkı ve ölümsüzlüğü sorgulayan çok katmanlı bir eser.
Bir yandan Alobar ve Kudra’nın ölümsüzlük arayışını anlatan diğer yandan hem aşk hem ölümsüzlükle ilişkilendirilen parfümün tarihine değinen bir hikaye..
Koku..
“… pekâlâ ebediyetin simgesi olabilir.”
Peki iki aşığın ebediyete ulaşma isteğinde yoldaş olabilir mi?
Alobar…
Güçlü, kuvvetli, kahraman, yenilmez bir kral.
Taa ki saçında yaşamını sonlandırmaya sebep olacak küçük beyaz bir saç teliyle karşılaşana kadar..
Ölümden kaçıp ölümsüzlük hastalığına yakalanan, asırlarca korkarak yaşasa dahi yaşamaya doymayan bir insan..
Kudra..
Geleneklerine karşı çıkıp yaşamayı seçen, hayatında yeni bir çağ açan koku aşığı bir kadın.
Ölümsüzlüğün getirdiği zorluklar sonucu aidiyet hissine özlem duyan, ölümden sonrası hayatın bilinmezliğine merak duyan, “koku bilgesi”, cesur bir kadın.
Alobar ve Kudra’nın karşılaşmaları, ölümsüzlüğü arayışları ve nihayetinde bir takım tekniklerle yaşlanmayı geciktirmeyi başarmalarına ve bu saatten sonraki yaşamlarına şahit olduğumuz bir eser..
Zaman zaman sohbetlerime konu olacak bir yaşam hikayesi.. Ama öyle sürükleyici bir eser beklemeyin. Ben okudum ama tavsiye eder miyim, pek sanmam.