Her affedişin ardında, sevgisine mağlûp olmuş bir kalbin gölgesi vardır.
Her defasında ruh, kendi kendine düşman olur; her defasında hayal kırıklarıyla yenik düşer.
Yine de vazgeçemezsin. Can kırıkları kalbini delip geçmeye devam eder, zihnin kuytularında yutkunamadığın kelimeler birikir.
Ama affedersin. Yine de vazgeçemezsin. Gözlerinden uyku silinir, sinirlerin darmadağın olur, kendini kaybedersin.
Ve bir yolunu bulup kabul edersin.
Neydi bu? Aşk mıydı, yoksa acizlik mi?
Kaybetmemeye karşı savurduğun itaatkârlık mıydı…
Kalbim şimdi, korkunç bir huzurla dolu; hem kırık hem tam, hem boş hem dolu, hem sen hem yalnız.