Bugün sizlere bir devam kitabı ile geldim. @yokoluskitap ’ın “Yok Oluş” kitabını elime aldığımda, bir kez daha nefesimi tutarak sayfaları çevirdim. Serinin ikinci kitabı, ilk kitaptaki o karanlık, boğucu atmosferi daha da derinleştiriyor; sanki dünya, bizim tanıdığımızdan çok uzakta, ama bir o kadar da yakın bir hâlde çarpıyor yüzüne. Kitap, distopik bir kurgudan çok, bugünümüzle yüzleşme çağrısı gibi. İnsanların çaresizlikleri, baskı altındaki hayatları, doğanın beklenmedik güçleri; hepsi öyle gerçek ki bazen için sıkışıyor.
Karakterlerin yaşadığı içsel çatışmalar, hayatta kalma mücadelesi ve umudun kırıntıları, okurken kendini onlarla beraber kaybolmuş hissettiriyor. Tempo ilk kitaptaki durağan bölümlerden çok daha güçlü; olaylar birbiri ardına geliyor, gerilim hiç düşmüyor.
Benim için en etkileyici olan, kitabın sadece bir macera değil, aynı zamanda düşündürücü olması. Okurken hem geriliyorsun, hem de kendi dünyana, insanlığa ve doğaya dair sorular soruyorsun. Distopya severler için mükemmel bir devam kitabı; sürükleyici, karanlık, bazen ürpertici ama bir o kadar da düşündürücü. İyilikle ve kitapla kalın.