·120 syf.····Okunma: 03 Ekim 2025 11:39 · Baş karakterin suçu açıkça belirtilmemiş de olsa cinayet olduğu sezisi var kitapta, çünkü 'kanlı ellerim' benzeri tabirler var. Bu durumda cinayet suçundan hüküm giyip ölüm cezasına çarptırılmış olduğunu varsaydığım bir mahkumun ağzından onun son gününü okudum. Yazarın yapmak istediği çok açık, ölüm cezasına karşı bir metin hazırlamak ve ölüm cezasını taşlamak.
Okuduğum şey tam bir dramdı eyvallah ama Hugo beni ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine maalesef ikna edemedi. Bence idam cezasının en eleştirilebilir noktası 'ya suçsuz birisini idam ediyorsak' şüphesi ve bu kitapta buna karşı hiçbir taşlama yok, hatta mahkumumuz işlediği suçtan dolayı vicdanının rahat olmadığını söylüyor (başka bir bölümde de 'haklı olarak cezalandırıldığımı kabul ediyorum' diyor). Prison Break dizisi bile bence idam cezasına daha güzel bir taşlama...
Madem birinin canını almak bu kadar dram konusu olacaktı sen niye aldın diye sorarlar adama. İdam cezası alan birisini değerlendirirken, 'birisi ölüyor' diye değil 'bu adamın belki de 5-6 masumu öldürmesi engelleniyor' şeklinde düşünürseniz bu kitaptaki tüm dram, hatta kitabın tamamı boşa çıkıyor.
Baş karakterin hücrede karşılaştığı öbür idam mahkumu kendini tanıtırken aşağıdaki sözleri ediyor;
"Bazen posta arabalarını, bazen yolcu arabalarını, bazen de sığır tüccarlarını soyuyorduk. Paralarını alıp atları ve arabaları öylece bıraktıktan sonra adamı bir ağacın dibine gömüyor; toprağın yeni kazıldığı çalılıklarda anlaşılmasın diye mezarın üzerinde dans ediyorduk."
Herif hırsızlıktan yakalanmış, kürek cezasından kaçmış, sonra da para için yukarıda anlattıklarını onlarca kez yapmış. Ne yapalım şimdi bu lavuğun idamına üzülelim mi?
O dönemde yaşayan ve bu kitaba karşı idamı savunmak isteyen birisi olsaydım kitaptaki bu alıntıda geçen, öldürülüp mezarı üzerinde dans edilmiş masum sığır tüccarının evde yemek bekleyen küçük oğlunu konu alan bir kitap yazardım. Kitabın sonunda çocuk, babasının katilinin artık başka masum kurbanlarının mezarı üstünde dans edemeyeceğini öğrenince derin bir oh çekerdi.
İdam cezasını savunmak gibi bir niyetim yok. Zaten bu tip bir savunma yapacak hukuk bilgim de yok. Ama bir katilin "amanın benim masum kızım babasız kalacak" şeklindeki dramı sanki karşı tarafı ikna etmekte pek başarılı olmaz gibi...