Tayfun

Tayfun

, bir kitabı okumaya başladı
T. Harv Eker
8.5/10 · 400 okunma
Reklam
Puan vermedi·%25 (95/368 syf.)·
Yarım bıraktım ve daha sonra tekrar başlarsam diye kendime not bırakıyorum inceleme değildir spoiler içerir. - Körleri bir tımarhaneye tıktılar. Kör olma şüphesi olanları da tımarhanenin öbür kısmına koyuyorlar. Eğer şüphelilerden birisi kör olmuşsa onu da körler kısmına atıyorlar. - Tımarhane içine hiçbir yardım verilmiyor. yemeği çok az veriyorlar ve binanın etrafındaki askerler silahlı. Yemek istemeye veya bir yardım istemeye çıkıldığında askerler silahla tehdit ediyor. - Doktorun karısı körlerle yaşamasına rağmen kör kalmıyor. - Hikayenin en başında ilk köre yardım eden, evine götürüp bırakan adam ilk körün arabasını çalmıştı. ardından o hırsız da kör olup tımarhaneye kapatılmıştı. Hırsız, oradaki genç kızlardan birisini taciz edince kız onu bacağından sakatladı. Hırsızın yarası iltihap kapınca hırsız sürünerek askerlerden yardım istemeye tımarhanenin bahçesine gitti. askerler onu silahla vurarak öldürdü. - Şu anda yemek azlığı, yatak yetersizliği gibi konuları protesto ediyorlar. Körler kendilerini aşağılanmış hissediyor. - Tımarhanedekiler, normal olarak, öncesinde hep birbiriyle iletişimde olmuş insanlar. Örneğin doktorun hastaları, ilk körün karısı, ona yardım eden kişi, doktorun hastalarının gittiği eczacılar, hastaların eve dönerken bindiği taksinin şoförleri, körlere yardım eden polisler vs vs...
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,9bin okunma

Tayfun

, bir kitabı yarım bıraktı
%25 (95/368 syf.)·
José Saramago
8.3/10 · 131,9bin okunma

Tayfun

, bir kitabı okumaya başladı
Patricia Highsmith
8/10 · 349 okunma
6/10
·475 syf.··
2025 6. kitabı
·
231 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 19:12
Sıradan demek istemiyorum fakat inanılmaz ilginç de bir hikaye yok. Sürükleyici veya akıcı pek değil açıkçası, ama o dönemle ilgilenen, tarih seven insanlara benden daha çok hitap edecektir çünkü yazıldığı dönemi oldukça güzel yansıtıyor diyebilirim. Tevfik'in mizahı baya hoşuma gitti de diyebilirim... Bir ara kitap çok sarmadı bıraktım, sonra oturup devam etmek istedim, çok uzun bir yolculuk oldu benim için Sinekli Bakkal. Deli gibi sarmıyor ama chill bir okuma deneyimi yaşatıyor diyebilirim. Kadın/Erkek ilişkisindeki birçok saçmalığı ve kadına olan haksızlığı da görüyorsunuz okurken. Ayrıca şimdinin düşünce sistemiyle okuyunca bazı kısımlarda "ne alaka" diyebiliyorsunuz. O zamanki kafayla düşünmeniz gerek. Örneğin "Nejat Beyin evinde baş açılır, burada örtünülmez" denmesine, Rabia gibi Allahına bağlı birinin de bunu direkt kabul edip başını açmasına ben ne alaka demiştim... O zamanlar genel kabul buymuş. Buradan sonrası spoiler İçerir Tevfik'i hikayenin başından itibaren çok sevdim ve yer yer lisedeki kendime benzettim. Lisede tam bir soytarı gibi takılır, tiyatrolarda kafama başörtüsü takıp sesimi inceltip kaynana rollerinde falan oynardım. Evet Tevfik'i sevip bağ kurdum fakat herifi oradan oraya sürdüklerinden dolayı kendisiyle kitap boyu pek bir anımız birikemedi maalesef. Kitabın sonuna kadar dönmesini aynı Rabia gibi bekledim... Kitabın en sonunda döndü maalesef... Neyse ki sonu mutlu bitti ki Tevfik'e de sevinebildim. Ayrıca sürüldüğü yerlerde de soytarılığa devam edip oralarda da izleyici kitlesi oluşturmasına, Rabia ve Rakım'da "Tevfik nereye giderse gitsin orada da eğlenir, eğlendirir, mutlu olur" intibasını oluşturmasına çok özendim. En sevdiğim kitap karakterlerinden birisi oldu Tevfik. Kitaptaki çatışmayı biraz da kendime göre yorumlamaya çalıştım
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma
Reklam