Otel denilen şey, içinde bir sürü insanın barındığı, yemek yediği ve uyuduğu ama kimsenin birbirini tanımadığı büyük bir evdir, dedi Adam. Adam'ın söylediğine göre, dışarıdaki ailelerin çoğunluğu bu tanıma uyuyordu.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Kitabı bitireli iki gün oldu ve bugün daha önce yapılan incelemeleri okumak istedim. Ve evet onları okurken bir aydınlanma yaşadım. Ben kitap bittiğinde yaşlı adamımız kılıçbalığını köpekbalıklarına kaptırdığı için yenildi diye yorumlamıştım. Halbuki çok daha önemli olan bir şeyi kaçırmışım, farketmemişim; adamımız yaşamının en büyük balığını tuttu. Yani başardı. “Önemli olan gittiğimiz durak değil, yoldur” diyormuş aslında kitap. Bakış açımı değiştirmem gerektiğini anlamama vesile olduğunuz için teşekkürler. Umarım uygulayabilirim de...