7/10
·232 syf.··
2025 148. kitabı
Amir Ahmadi Arian Yazar hakkında: 1979 dogumlu yazar İran, Avustralya ve Amerika da egitim görmüş. 2023 yılından itibaren New York'ta bir üniversitede Yaratıcı yazarlık profesörü olarak çalışmaktadır. Kitabin henüz giriş kısmında buradaki olaylar kişiler kurgusaldır gerçek kişilerle ilgisi yoktur demesi bilhassa dikkatimi çekti. İran'ın baskıcı rejimi altında yakalanmış hapis hayatı yaşamış kişilerle görüşmeler yapması ve onların isimlerinin gizli kalması için bu şekilde ifade etmiş olacağını düsünüyorum. Otobüs sürücüleriyle görüşüp onların tarihceleri hakkında bilgi alması romanı gerçekliğe daha yakın hale getirmis. Dizilerdeki gercek hayattan uyarlanmıştır ifadesi bu roman için de kullanılabilir. * Yazarın İrandaki rejime karşıtlıği hissedilebilir ama kanıtlanamaz. Bu karşıtlığı Yunus'un hikayesi üzerinden anlatması ise anlaşılabilir. İran sinemasını izleyenler bilir genelde konu bir yere bağlanmaz olduğu gibi bir anda bırakılır. Romanın sonunda da aynı şekilde bir son okumuyorsunuz. "Yürüyordum" derken bitebiliyor misal verecek olursam. Nereye? Ne zaman? Kiminle? Ara ki bulasın (okuyacaklara ipucu vermemek icin harcadığım çaba cümlesi ) *Romanın ana karakteri Yunus Turabi anne babasını kaybetmiş yalnız yaşayan bir otobüs şoförü. Sendikasının greve gitmesi ve bunun büyük bir eyleme dönüşmesi neticesinde kendisini bir an da siyasi mahkumların tutuldugu Evin cezaevinde bulur. Buradan itibaren aslında Yunus'un iç dünyasını, onun cocukken yaşadığı travmaları, anne babasının ölümünden kendini sorumlu tutmasını gözlemleyebiliyoruz. Yazar, Yunusu sıradan biri olarak servis ederken arka planındaki piskolojik çözülmelerini sırası geldiğinde gün yüzüne çıkarıyor. *Zaman zaman betimlemenin dozunu abartsada okuması keyifliydi. Özellikle Tahran'ı anlatırken caddeler, sokaklar üzerinden vermiş olduğu ayrıntılar bir an da kendimi orada hissetmeme sebep oldu. *İran'ın baskıcı sistemini, siyasi dengesizliklerini, insanların sisteme ayak uydurmadığı takdirde aynı Yunus gibi bir anda kendini hapis köşesinde bulabileceğini çok güzel gözler önüne sermiş. *Abdd İsraiil ve İraan üçlemesi yapması ünlü gizli servislerin adının geçmesi dikkat çekici. Hele ki gündeme, bu kadar yakın zamanda yazılmış bir roman üzerinden bakmak zihin açıcı oldu. Misal İran'ın nükleer silah bulundurması üzerinden Yunus'un babası ve amcası arasında gecen diyalogta birinin buna karsı çıkması diğerinin istemesi.. Aklıma geçtigimiz günlerde Trump'un "İran nükleer silaha sahip olamaz" diye kurduğu cümleyi getirdi. Hadsiz! *İranin casusluk sistemini de görüyoruz burada. Basit bir sendika toplantısında konuşulan herşeyin harfi harfine kayıt altına alınması oldukça ürkütücü. *Siyasi baglamda İraan çok elestiri alan güya şeriatle yonetilen ama hiçbir alakası olmayan bir ülke, yönetim daha doğrusu. Darbeler devrimler yaşanmış. Hala daha rayına oturmamış bir sistem. Romanda anlatılan bana cok gerçekçi geldi bu bakımdan sevdim. Yani su an bile yaşanabilecek birşeylerden bahsediyor. *Sorgu memuru ile arasındaki bağ. Bi yerden sonra sanki celladına aşık olan kurban rolüne giriyor. O çaresizlik, yalnızlık çok güzel işlenmiş. Midemi bulandırmaya sebep olsa da yaşamsal fonksiyonlarını kaybetmediğine emin olmak icin tuhaf şeyleri gözlemlemesi... Yunus psikolojik bunca baskı ve şiddete maruz kaldıktan sonra hala daha hayatta olduğuna inanmak icin üstün gayret sarfediyor. Sinekle yaşadığı sahne mesela tamam kurgusal birşey ama bir an kendini o karakterin yerine koyunca cok makul geldi. Delirmeye ramak kala bir hal yani.. Velhasıl tavsiye ederim güzel kitaptı #AmirAhmadiArian #VeBalıkOnuYuttu #Okudumbitti #Okuryorum #KitapTavsiye #Kitap #Book #Bookinstagram #BookLover #KitapAlıntıları #KitapÖnerisi #PaşahanımınKadrajından #PaşahanımınKaleminden Ve Balık Onu Yuttu
Ve Balık Onu YuttuAmir Ahmadi Arian · Bilgi Yayınevi · 2022239 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.