Merhabalar herkese... John Everson'ın kaleminden Kabus isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu;
Beklenen zaman geldi... Geri sayım başladı... Onlar yeniden geliyorlar. Terrel halkını esareti altına alan asırlık bir anlaşma ve gizli bir kitap... Bu defa güzel, çekici ve çılgın bir kızın davetiyle aklın sınırlarını zorlayan sadist vahşetlere acıkmış olarak geri dönüyorlar. Tüyler ürpertici cinayetlere ev sahipliği yapan bir kasaba... Küçük Terrel Kasabası...
Kitabı kendimi zorlayarak ve bir an önce bitmesini dileyerek okuduğumu söyleyerek başlayabilirim. Kitapta yerine oturmayan şeyler mevcuttu. Birbirinden kopuk bölümler okurun kafasını bir hayli karıştırıyor. Yazardan daha önce Ölüm Bekçisi kitabını okumuştum ve o kitabı da beğenmediğimi hatırlıyorum, incelemesini yapmıştım onun da. Tekrar okudum ve gerçekten hiç beğenmemişim. Emin olmamakla birlikte sanırım bu kitap Ölüm Bekçisi'nin devamı niteliğinde zira bazı karakterleri hatırladım. ( Zorlama karakter sanki hepsi de.) Yine rahatsız edici cümleler, olaylar, tiksindirici kanlı ritüeller, akla hayale gelmeyen sığmayan vahşetler, dehşet verici kanlı cinayetler ve bunların canlı tasvirleri kitapta bolca vardı. Kısaca acayip rahatsız edici yerleri vardı. Kitabın atmosferi aşırı kasvetli ve sıkıcıydı. Kitabı alırken aynı yazarın kitabı olduğunu fark etmedim. Benim için gerçekten de boşa zaman kaybı oldu. Ama bittiği için de sanki üzerimden büyük bir yük kalktı ve çok mutlu oldum. Okumaya başladığınız ilk bölümlerinde anlıyorsunuz boşa zaman kaybı olduğunu ve kaybolan zamanınıza acıyorsunuz. Tavsiye edemiyorum.
Kitaplarla kalın.
Keyifli okumalar.
Sevgiyle.<3