Kendimi seyrediyorum.. Ama garip bir biçimde hem tanıyorum onu hem de tanımıyorum... Bir yabancıya bakar gibi bakıyorum kendime... Ne "ben" diyebiliyorum ona ne de "bir başkası".. Tablodaki beni anlamaya çalışıyorum ama sanki anladıkça daha çok karışıyor her şey.. Sonra aklıma Kürk Mantolu Madonna'mız Maria Puder’in tablosuna bakan Raif Efendi geliyor, kendimi onun gibi hissetmek istiyorum, onu anlamak istiyorum.. İnsan insanı kanlı canlıyken bile anlayamazken onun alalede bir tabloya çizilmiş bir silüeti nasıl anlayabildiğini anlamak istiyorum... Raif efendi gibi hissetmek istiyorum... O da tabloya baktığında gördüğünün resim olmadığını, bir ruhun yankısı olduğunu bir bakışta anlamıştı... Maria tatlım, görüyorsun ya herkes senin gibi şanslı olamıyor ya da bahtsız mı olamıyor demeliyim bilmiyorum ama şunu bilmelisin ki hiç kimsenin bir tablodan onu o kadar derinden anlayacak bir Raif Efendi’si yok... Şimdi kerametin gerçekten de kürkte olduğunu kim iddia edebilir? Keramet gerçekten Kürkte mi?
Kürk Mantolu Madonna