Ben Sait faik Abasıyanık'ı ilk kez yaşar Kemal'in onun hakkında yazdığı bir yazıda tanımıştım, orada Yaşar Kemal çok övmüştü sait'i. Bende biran önce okumalıyım diye düşünüp kütüphaneden son kuşları aldım ve okudum. Kitap toplam 19 hikayeden oluşuyor, hepsi birbirinden güzel, benim Sait Faik hikayelerinde en sevdiğim şey çok basit bir şeyi bile, en sıradan şeyleri çok etkileyici anlatabiliyor. Kalemi çok kuvvetli sait'in. Bence türk edebiyatının en büyük ve değerli yazarlarından biri. Kesinlikle bu kitabını da diğer tüm kitaplarını da okumanızı tavsiye ederim, ben en kısa zamanda diğerlerini de okuyacağım ama eminim onlar da çok güzeldir. Son olarak 19 öykü arasından, radyoaktiviteli, röportajlı hikaye benim en hoşuma giden öykü oldu, köylünününün oradaki zengin insanlar tarafından kandırılıp, mağdur edilmesi çok zoruma gitti. Üstelik Sait Faik bunu kendi tarzıyla anlatıyor Yaşar Kemal gibi fevri, öfkeli değil de tıpkı halk gibi, olup bitenden habersiz ve şaşkın bir şekilde okuyucuya aktarıyor. İşte kitaptan birkaç alıntı bırakıyorum aşağıya; şimdiden keyifli okumalar
"Yazı yazmak canım istemiyordu. Yazı yazmam için bana çiçek, kuş hürriyeti değil, içimdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin hürriyeti lazım. Küçücük hürriyetler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk hürriyeti istiyordum."
Sayfa:56
"O güzel pişmanlık hissi çocuklukta kaldı. Şimdi nerede? Ara ki bulasın. Sonuna kadar küsüp yeni dostluklar kuracağız. Bu iş sonuna kadar böyle gidecek."
Sayfa:120
"Onlarla da bir müddet kemireceğiz dünyamızı, bir müddet onlarla da günümüzü gün etmeye, yandan çarklı vapurlarda yıldızlara karşı insanları aşkla, şehvetle sevdiğimizi hatırlayarak, insan olduğumuzu unutur gibi hatırlayarak..." Sayfa:97