Gönderi

Puan vermedi·144 syf.··
2025 88. kitabı
Her türlü grup, topluluk, oluşum vs. için "eyleme dönüşmediği müddetçe fikri ve düşünceyi suç kabul etmiyorumlar'dan fikri ve düşünceyi kabul etmediğimiz" günlere geldiğimiz bu zamanlarda böyle bir eseri inceleyip incelememek konusunda kararsız kaldığımı belirtmek isterim. Amma velakin Merhum Recep Yazıcıoğlu beyefendinin de zamanında dediği gibi "dibe vurmadan sil baştan yapılmaz" diyerek (zaten dibin dibindeyizi de) vurgulayarak yazıma başlamak istiyorum. Merhum Recep Yazıcıoğlu beyefendinin fikriyatını anlatmak istesem uzun uzadıya yazılar kaleme alabilirim. (Kaldı ki bunu yapanlar da mevcut.) Ben yine kendi tarzım olan az laf ile çok iş yapmayı ön plana çıkartarak şunları söylemek istiyorum: Ülkemiz için sıradan sayılabilecek bir adı soyadı (Recep Yazıcıoğlu)'nu; bir saygı, itibar, güven, adalet ve prestij odağı haline getirebilmek her babayiğidin harcı değildir. Bu durum bile Merhum Recep Yazıcıoğlu beyefendinin 'siyaset denilen bataklıkta' ne kadar doğru ve düzgün bir istikamette ilerlediğini bizlere gösterir. Merhum Recep Yazıcıoğlu beyefendinin hayatı boyunca parmak bastığı benim de çocukluktan beri sorguladığım "bu milleti her daim (idari, bürokratik, politik, kültürel, toplumsal, ekonomik, güvenlik, eğitim, sağlık, adalet vb.) alanlarda "hep kötünün iyisi" olarak tabir edebileceğimiz olguya muhtaç eden bir sistemimiz olması durumu; bu eseri incelememe neden oldu. Tabii bu durumu siyaset içerisinde yer alan (siyasetçi 'seçilmiş' ile bürokrat-politikacı 'atanmışlar') gibi isimler hiç ama hiç mevzu bahis etmezler. Bu dertle ancak Merhum Recep Yazıcıoğlu beyefendi gibi 'Halk Adamı-Halkın Evladı' diye tabir edebileceğimiz insanlar dertlenir ve çözüm ararlar. Önce Rabbine, sonra kendine, sonra da devlete güvenerek çalışıp çabalarlar ancak bu durumu düzeltmek için yeterli gelmez. Çünkü bir çiçek açması ile nasıl bahar gelmiyorsa bir insanın çabası ile de idare düzelmez. Bizim bu durumu düzeltmek için yapmamız gereken yegane şey ise "köyde atıl bir viranede yaşayan birey ile şehirde lüks bir köşkte yaşayan bireyi" eşit bir hale getirerek; bunların 'temel hak ve özgürlüklerini koruyacak, kollayacak ve kapsayacak' gerçek bir adil düzene dayalı bir sistem oluşturmak "iyinin iyisi olarak da tanımlayabiliriz" ve bu sistemi en iyi şekilde sürdürülebilir hale getirmektir. Bahsettiğimiz bu durum "iyinin iyisi" sizlere ütopya gibi gelebilir lakin öyle değil aslında. Bugün Abd ve Avrupa bu durumu "iyinin iyisini" yaşayabiliyor ise bizim belli başlı bazı noktaları sorgulamamız lazım. Lakin bunu yapabilmemiz için öncelikle devletimizin sonrasında da insanımızın 'günü kurtarma' olarak tabir edebileceğimiz; zihinlerinde 'ekmek davası' kavramı olarak yer eden prangalarından kurtulması gerekmektedir. Bu ise ancak ve ancak eğitim ile olur da orası apayrı bir hikaye... Allah yar ve yardımcımız olsun diyerek; bireyden topluma, parçadan bütüne, özelden genele "iyinin iyisi" ile yaşayabileceğimiz günleri görebilmek dileğiyle... Dipnot: Bu kaa önemli noktalara temas ettikten sonra şunu da belirtmeliyim ki; ailemiz bile bize "kötünün iyisini" reva görmekte ve (yakın çevremizde) "kötünün iyisi olan insanlara" 'iyinin iyisi' muamelesi yapmamızı beklemektedir. :((((.
Hizmetkar Lider Recep YazıcıoğluTuran Yalçın · Akis Kitap · 20106 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.