Çopur Musa

Çopur Musa
@CopurMusa
Solitude is my fate...
İnsanoğlu naziktir, ağır sözü kaldırmaz, Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz! Kaç defa dedim sana, Girmez kalın kafana, Yükselmek istiyorsan, Uymalısın şeytana. Yoksa başında kabak!... Aleyke mâ yestehak, Budur sana müstehak. Başka kavga yok, kavgamız: sen-ben... Bizde gideni aratır gelen, Kim gelecekse belli önceden...
Reklam
Puan vermedi·199 syf.··
2026 20. kitabı
Eser tek bir olay örgüsüne sahip bir roman olmaktan ziyade; (toplumsal ve siyasi çarpıklıklar ile trajikomiklikleri ele alan) birbirinden bağımsız olarak gelişen birçok taşlama, öykü ve şiirsel metnin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur. Eser temelde bana göre dört ana kavram üzerine oturtulmuştur: Siyaset ve cehalet; sözde kurnaz politikacıların halkı manipüle etme yöntemleri ve toplumun cehaleti nedeniyle bilerek veya bilmeyerek bu durumu yemesi. Toplumsal ikiyüzlülük ve menfaatçilik; bireylerin kendi çıkarları uğruna ahlaki kavramları nasıl yonttukları veyahut kavramların içlerini nasıl boşalttıkları anlatılır. Düzen ve fert; hak aramaya çalışan sade bir vatandaşın devlet bürokrasisi ve toplumsal yapı içinde nasıl çaresiz kaldığı (bürokratik yavaşlık, rüşvet çarkları, adaletin her daim güçlüden yana olması, zenginin daha zengin fakirin daha fakir olması misali). Gücün yozlaştırması; siyasete yeni giren ve koltuk elde etmeye çalışan sözde siyasilerin belirli bir zamana kadar (koltuk gelinceye dek) halktan görünüp sonrasında nasıl değiştikleri ve anında sistem kölesi oldukları ele alınmıştır. Eserin beni etkileyen kısmına geldik. Eser zamanının ötesinde olan muazzam bir yapıt. 1948 yılında kaleme alınmış olmasına rağmen günümüz insan tiplemeleri ile sistemin sorunlarını nokta atışı bir biçimde bizlere aktarıyor.
AziznameAziz Nesin · Adam Yayınları · 1993389 okunma

Çopur Musa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·199 syf.··
2026 20. kitabı
Aziz Nesin
8.6/10 · 389 okunma
Güvenini insanlar üzerine kuran onu bataklığın üzerine kurmuş olur. Halk, asiller tarafından yönetilmeyi veya ezilmeyi istemez; asiller ise halkı yönetmek ve ezmek ister. Ve insanlar, kendini sevdiren birisini mağdur etmeyi, korku uyandıran birisine oranla daha az önemserler; çünkü sevgiyi hatır bağı ayakta tutar; insanlar kötü oldukları için, kişisel çıkarlarının söz konusu olduğu her fırsatta, bu bağ kopar; oysa korku, insanı hiç terk etmeyen bir ceza korkusuna dayanır. Korkulmaktansa sevilmek mi daha iyidir, yoksa tersi mi? Sorunun yanıtı şudur: Kişi, her ikisini birden ister; ama bunları bağdaştırmak zor olduğu için, ikisinden birinin olmaması gerekiyorsa, sevilmektense korkulmak çok daha güvenlidir. Başkasının güçlenmesinin nedeni olan kişi kendi yıkımına yol açar.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 19. kitabı
Eser dönemin parçalanmış İtalya'sını güçlü bir lider altında birleştirmek ve (Fransa, İspanya, Osmanlı) gibi yabancı güçlerin işgali altından kurtarmak adına dönemin Floransalı yöneticisi (Muhteşem Lorenzo) lakaplı Lorenzo de Medici'ye ithafen yazılmıştır. Muhteşem Lorenzo, Medici ailesine en şaşalı dönemini yaşatan isim olmasına rağmen aynı zamanda büyük Medici yıkımına sebep olacak durumlar da (devlet yöneticilerine borç verilmesi, merkezden uzak şehirlerde yer alan banka şubelerindeki kontrolün gevşetilmesi, ekonomi yerine yoğun kültür-sanat faaliyetlerinin yapılması, banka kurallarının çiğnenmesi) onun döneminde yaşanmaya başlamıştır. En güçlü anın aynı zamanda en zayıf anındır misali... Eser amaca giden her yol mübahtır görüşünü esas alarak bir hükümdarın iktidarı nasıl elde edebileceğini, koruyabileceğini ve devletin yönetimini nasıl sürdürebileceğini anlatır. Kitapla ilgili çeşitli kavramlar ise şunlardır: Virtu; hükümdarın zekası, askeri dehası ve öngörüsü iken fortuna ise talihidir. Hükümdar virtuyu kullanarak fortunayı kendi lehine çevirebilmelidir. Hükümdar kendine görünüşsel bir kült yaratabilmelidir. Sevilirken aynı zamanda korkulmalı, tilki kadar kurnaz iken aynı zamanda aslan misali güçlü olabilmeli, nefret unsuru haline gelmemeli, durumlar ve olaylar karşısında esnek bir tutum sergileyebilmelidir. Yazara göre devlet kalıtsal ve yeni devlet olarak ikiye ayrılmaktadır. Kalıtsal devlet oturmuş sistemi nedeniyle görece kolay yönetilirken; yeni devlet her şeyi sıfırdan aldığı için görece zor yönetilir. Yeni devlet iyidir... Devletin temel dayanağı ise askerleridir. Ulus modeli askerlik yurttaş bazlı orduya dayandığı için güvenilirdir; paralı askerlik ise kozmopolit yapısı nedeniyle sadakatsizdir ve sıkıntılıdır. Bu kavramların geneline katılmakla beraber
PrensNiccolo Machiavelli · Remzi Kitabevi · 201920,3bin okunma
Reklam