Bakışlarımız,
aynı kitabı okur gibiydi.
Sessiz,
ama dolu dolu…
Sanki her kelimeyi
önceden biliyorduk.
Sen bir satıra takıldığında,
ben tam orada bekliyordum.
Sayfalar kendiliğinden dönerdi,
zamansız,
kelimesiz.
Aynı virgülde dururduk,
aynı noktalarda iç çeker,
aynı sonları
başından bilirdik.
Ama bir gün,
sen başka bir sayfaya çevrildin.
Ben hala eski paragrafta,
altını çizdiğimiz yerlerde kaldım.
Şimdi sayfalar sessiz,
bakışlar yabancı.
Aynı kitabı okur gibiydik…
Şimdi
ayrı kitaplarda
aynı sonu arıyoruz belki de.