·232 syf.····Okunma: 06 Ekim 2025 15:03 Ezgi Karaşin'in son kitabı Ben Buradayım ile biz okuyucuları derinden etkilemeye devam ediyor. Hayatın içinden ,gerçekçi karakterleri okurken, toplumun herhangi bir köşesinde anlatılan hayatı yaşamış ve yaşamaya devam eden birilerinin olduğunu biliyoruz/ okuyoruz/ duyuyoruz Öyle hayatlar var ki... Görmesek ya da yakın şahit olanlar ile konuşmasak belki inanmayız kurgu deriz .
#benburadayım ile 1980'li yıllara küçük bir Anadolu kasabasında gidiyoruz . Beş kişilik bir aile. Baba uzak yol şoförü olduğu için evindd fazla vakit geçirmez. Bütün yük annenin üzerindedir. Evin geçimini, çocukların bakımı, tarlanın işleri... Küçük yaşta kızlarına sorumluluk yükler anne , kendi yükünü hafifletir . Ancak onların bir çocuk olduğunu unutur çoğu zaman. Evin küçüğü oğlan çocuğudur. Onun ablaları gibi sorumlulukları yoktur. Dışarıda oynar ,evde el üstünde tutulur. Büyük kız Nergis... Adı büyük aslında çünkü henüz on üç yaşında. Küçük anne olmuştur bir nevi . Kardeşleri ile ilgilenir ,yemeği yapar. Okula gitmeyi ise sevmez . Hazan ile onun tam tersidir . Okulu ve okumayı çok sever. Evde iş yapmak yerine kitaplara gömülmeyi tercih eder. Onun dünyası ve hayalleri çok farklıdır . Ondaki cevheri fark eden öğretmeninin dokunuşu ile hayatını sevdiklerinden uzak olsa da çabası ile inşaa eder.
Kız çocuklarına yüklenen sıfatlar ve sorumluluklar üzdü ve düşündürdü beni okurken. Aile büyüğü (!) sıfatı ile her işe karışan ,geleceğe kimseyi dinlemeden karar veren insanlar sırf beni mi sinir ediyor... İşler yetişsin diye koştururken çocuklarına yetişemeyen bir anne. Suç onda mı yoksa ona bütün sorumluluğu yükleyen babada mı yoksa hayat şartlarında mı?
Peki Hazan ... İstediği hayatı kurmaya çalışırken insanların gerçek yüzlerini görmek zorlar onu. Ancak vazgeçmez . Hedefini gerçekleştirmek için evinden çok uzaklaşacak olsa da gider . Dönüşü yine sevdiklerine olacaktır ancak bu sefer farkındalık ile.