Kitabımız bir yandan Tartarus'ta hayatta kalmaya çalışan Percy ve Annabeth'i anlatırken diğer bir yandan onlara ulaşmaya çalışan II. Argo tayfasını anlatıyor ve bu birleşim inanılmaz güzel yapılmış. Bir bölümde Leo'nun yaptıklarına gülerken hemen sonraki bölümde Tartarus'taki Percabeth'i okurken gözünüz doluyor. Ayrıca bu kitapta kehanetteki 7 melezin (Jason-Piper-Leo-Percy-Annabeth-Frank-Hazel) de kendilerine ait bakış açıları ve baskın oldukları sahneleri var. Yani "Bu karakter de çok gereksiz ya, neden var?" diyemiyorsunuz. Gerçekten çok güzel bir kitaptı ve her şey yerindeydi kısaca. Bu kadar güzel dedikten sonra biraz da içeriğinden ve beğendiğim kısımlardan bahsetmem gerek sanırım.
(spoiler olabilir!!)
❀Öncelike Percabeth'ten biraz bahsetmek istiyorum. Çok güzel bir ilişkileri var ya... Percy cidden standartları tavana çıkarıyor. Kendi de korkmasına rağmen sürekli Annabeth'e destek olması, onu güldürmeye çalışması... Bence ikisinin de ayrı bakış açısının olması Tartarus bölümlerini de bambaşka yapmış. Bir bölümde Annabeth'i ayakta tutanın Percy'nin desteği olduğunu okuken diğer bir bölümde Percy'nin aslında Annabeth'ten de çok korktuğunu okuyoruz. Ayrıca sürekli karşılıklı olarak birbirlerinden güç alarak devam etmelri de çok tatlı.
❀Bob ve Demasen... Bu kitabın asıl kahramanları, iyi bir Titan ve iyi bir Gigant çünkü her şeyden bir tane iyi olur... Bob'un hikayesini okumak için seri bittiği gibi Melez Dosyaları 'na başlayacağım. Bu konuda anlatabileceğim çok bir şey olduğunu zannetmiyorum. "O zamana dek dostlarım, güneşe ve yıldızlara benden selam söyleyin"
❀Jason'ın Nico'ya Percy'nin hep olmak isteyip de asla olamayacağı "abi" olması da çok hoşuma gitti. Birbirlerinden hem bir o kadar farklı hem de birbirlerine bir o kadar benzer olduklarını bize bir kere daha hatırlatıyor. İkisi de doğuştan liderler, cesurlar ve sevdikleri için kendilerini rahat rahat feda ederler. Biri Yunan olmasına rağmen Jupiter Kampı'nda diğeriyse Romalı olmasına rağmen Melez Kampı'nda kendine bir gelecek hayal ediyor. Biri "insanı rahatsız edecek derecede mükemmel" olarak tasvir edilirken diğeri biraz daha dağınık, bazen hafif salak biri olarak tasvir ediliyor. Bu liste daha uzar ama aklıma şimdilik bunlar geldi :) Jason'ı da çok seviyorum ama neden bu kadar sevilmediğini cidden anlayamıyorum.
❀Caleo fazla nefret ediliyor bence. Yani tamam, ben de gördüğü ve elde edemeyeceği her kıza aşık olan, kızlarla konuşurken bile midesi bulanan, sürekli dışlanan kişi olan Leo'nun yalnızlığı benimsemesini ve bundan zevk almasını isterdim ama illa bir sevgilisi olacaksa bu kızın Kalipso gibi el işlerine yatkın, becerikli ve Leo'nun bile ilk görüşte "çılgın" dediği bir kız olması daha doğru geliyor bana. Belki ilk görüşte mükemmel bir aşk hikayesi değil kabul ediyorum ama düşündükçe o kadar da kötü gelmiyor-Kalipso'nun 3000 yaşında falan olduğunu göz önüne almıyorum bu arada. AYRICA LEO'NUN KARAKTER GELİŞİMİ!! Hazel'a yaptığı felsefik konuşmalar falan... Çok seviyorum bu çocuğu ya. Belki neden sevdiğim hakkında net kanıtlar sunamam ama seviyorum işte.
❀Reyna'yı da sevmeye başladım bu kitapta. Tabi yanlış anlaşılmasın önceden de seviyordum da hakkında net bir fikrim yoktu. Neptün'ün Oğlu incelememde söylemiştim zaten hakkında pek bilgi olmadığı için ne düşünsem bilemiyordum. Ama bu kitapta farkına vardım ki aşırı güçlü ve mükemmel bir karakter kendisi. Yani sadece "barış için en iyi yol" olduğunu düşündüğü için Pegasus üzerinde dünyayı dolaştı. Reyna hakkında behsetmişken, pint'te 7'ler kehanitinde Hazel ve Frank yerine Reyna ve Nico olmalıydı diyenler var. Ben şahsen bu görüşe katılmıyorum. Hazel'ın ölmüş-dirilmiş, lanetli, büyü kullanabilior oluşu; Frank'in soyunun çok farklı yerlere dayanması, gücünün farkında olmaması, shapeshifter olması, hayatının bir odun parçasına bağlı oluşu... Bunlar hikayeye ayrı bir boyut katıyor bence. Ayrıca çok tatlı bir çiftler ve hem Hazel-Frank-Leo hem de Hazel-Frank-Percy üçlüleri çok iyi.
~Sanırım değineceğim konular bu kadar. Tekrar tekrar söylüyorum ÇOK GÜZELDİ. Sanırım hayatta kalmaya çalışırkenki aşka karşı ayrı bir ilgim var, bilmiyorum. Kitaba kötü diyebileceğim bir nokta yok kısaca. Daha bitirmesem de "Olimpos Kahramanları" serisini daha çok sevdim bu arada. Hem arkadaşlıklar, hem aksiyon özellikle de 3. kişide farklı bakış açılarının olması bunun sebepleri. Seri bitince bu konuda daha detaylı bir açıklama yapmayı düşünüyorum seri sıralamasıyla birlikte. Belki de beni düzenli okumaya #k:411675 serisi başlattığından bilmiyorum ama olayların karakterlerin hislerini bilen bir gözlemci tarafından anlatılmasını daha çok seviyorum. Evet, Percy'nin dili çok eğlenceliydi ama bana biraz çocuksu hissettirmişti. Olimpos Kahramanları'ysa her şeyiyle tam benlik bir seri. Olimpos'un Kanı birl,ke seriyi bitireceğim için çok heyecanlıyım ama ufak bir üzüntü de var tabi. Bu seriyi gerçekten çok sevdim.
~ Artık sona geldiğimiz fazlasıyla hissediliyor."Son nefes pahasına verilen söz"ü Leo'nun verdiğini biliyoruz, acaba kehanet nasıl sonlanacak? (Tamam, yalan yok. Spoiler yedim ama nasıl olacağını çok merak ediyorum.)
☆Eğer buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. İncelemelerimi geliştirmek için her türlü öneri ve tavsiyenize açığım. Tekrardan teşekkürler.☆
Hades'in EviRick Riordan · Doğan Egmont · 20182,423 okunma
Offf!Bayıldımm🎉 Felaket güzel bir kitaba yine feci güzel bir inceleme olmuş. Yazdıklarını okurken kitabı hatırlamaya başladığımı hissettim çünkü baya unutmuşum. Hevesini kırmak istemem ama Olimpos'un Kanı beni pek tatmin etmemişti. Son Olimposlu'daki gibi çok güzel savaş sahneleri beklerken aklımda kalan hiçbir savaş sahnesi yoktu diyebilirim. Neyse, Percy Jackson Evreninden Güneş ve Yıldız da Bob'la alakalı çok güzel sahneler var, Apollon'un Görevlerini okuduktan sonra onu da severek okuyacağını düşünüyorum. Ben biraz fazla uzattım yine, tekrardan çok güzel olmuş,beni okuduğum günlere götürdü. İncelemene BA-YIL-DIM!!!